Reklam
Avrupa Türk Gazetesi

Sefa Yürükel yazdı; Hayır/Evet oylarının olası sonuçlarına yerel ve global bir bakış

HTK Başkanı, sosyal Antropolog ve etnograf Sefa Yürükel ‘Hayır ve Evet oylarının sonuçlarına olası yerel ve global bir bir bakış’ başlığıyla değerlendirmede kaleme aldı. İşte Yürükel’in o yazısı.

Sefa Yürükel yazdı; Hayır/Evet oylarının olası sonuçlarına yerel ve global bir bakış

“Referandum da Hayır oyu Türk Milletinin ve Devletinin kurtuluşu ve Demokrasinin rayına. tekrar Oturtulması na evet demektir.

Evet ise. Türkiye’nin devlet ve millet olarak imhası na evet demektir ve emperyalist bir proje dahilinde olan başkanlık sistemi referandum sürecinin başlatılmasıyla ikiye bölünen Türk Milletinin, emperyalist kurgunun alana yansıması ve yayılması ile iç savaşa giden yolun biletidir.

1) Evet yada Hayır Hollanda, Avrupa’yı nasıl etkiler?

Evet oylarının kazanması durumunda , Avrupalılar, Avrupa da ki Türkler in Tayyip Erdoğan’ın gerginlik ve tecrit edilme siyasetini seçtiler sinyalini alacaktır. Buda Avrupadaki herkesimden Türk kökenli insanımızı potansiyel olarak yaşam olanaklarını sınırlayacak bir duruma doğru itecektir. Dışlanma, izolasyon ve iş – işe almama, ev kiralayamama , Türk dükkan ve işyerlerinden alış veriş yapmama, Türkiye’ye seyahat etmene, Türkiye’deki gayri menkullerini satma, Türkiye’ye yatırım yapmama, camilerin zamana yayılarak kapanması prosesleri , Türk iş yerlerine maliyecelerin ve diğer kontrollerin uğramaları , iş yeri açma müsaadelerinin engellenmesi, iş yerlerinde ve okullarda mobing ile karşılaşılması vs gibi olaylarla alanda karşılaşılacaktır. Şimdiden bu yönde belirtiler vardır. Fransa’da , Almanya’da ve Hollandada başlamıştır. Yakında tüm Avrupa’ya yayılacağında aşikardır. Hayır çıkması halinde ise bu gerginlik birden bire yumuşamaz , ama yavaş yavaş eski makul hale biraz çabalamalarda ilişkiler tekrar gelecektir. Şu anda Hollandadaki ve Avrupadaki durum maalesef böyledir .

2) Diplomatik alanda ise durum Türkiye açısından tam bir felakettir ve aşşağılanma ile karşı karşıyadır. Şu anda gerek Hollanda gerekse Avrupa’da dahil dünyanın etkili her bir ülkesinde Hiç bir TC diplomatının itibarı kalmamıştır. Ciddiye alınmamaktadırlar. Türkiye’deki Tayyib Erdoğan ve ekibinin tutumlarını histerik, amatör, güvenilmez, sürdürülmez, tutarsız ve tehlikeli görmekteler. AB kapısı kapandığı gibi, normal ilişkilerde bile Türk diplomatları hiç bir işe yarar durumda değildirler . Sürekli ilgili ülkenin dışişleri bakanlıkları tarafından aşlağılanmak için bakanlığa çağrılıp nota yemekteler . Şu anda deyim yerindeyse TC diplomatik misyonları işlememektedir. Avrupa Konseyinin bir birimi olan AİHM ise Türkiye’ye verdiği ceza meblağları an itibari ile 20 milyon Euro’yu aşmış durumdadır. Medeni devletler nezdindeki itibar maalesef bu anlamdadır ve sıfıra inmiş durumdadır. Evet çıkarsa bu durum artık dahada katmerleşecektir. Çünkü evet zihniyeti çerçevesinde zaten bu kadar ceza ile Türkiye’nin itibarsızlaştırıldığı ortadadır. Hayır çıkarsa, Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin geri ye doğru olumlu bir süreç işleyeceği için Türkiye kayıp edilen itibarını tekrar zamanla kazanabilecektir

3) Türkiye’nin Ortadoğu politikası çerçevesinde ise, durup dururken Hiç bir uluslararası araştırma olmadan , Trumpun peşine takılması, Türkiye’yi İran, Suriye, Irak, Çin ve Rusya ile karşı karşıya getirmiştir. Tayyip Erdoğan ve ekibi batıda yitirdiği itibarı ve tecridini ABD ve İsrail’in Trumpun Suriye ye saldırısını desteklerse çözeceğine inanmak istemektedir. Bu çocukça politika hem Türkiye’yi tamamen bölge ve dünyada yalnızlattıracaktır hemde ABD ve İsrail’in şantajlarıyla dahada tehlikeli mecralara sokacaktır. ABD , Zarrab ve alınan bilgilere göre Fetö müridi Halk Bankası Gen müd yardımcısı tarafından verilen ifadeler ve diğer deliller ile köşeye sıkıştırdığı Tayyip ve ailesi üzerinden, evet çıkarsa İstedikleri Eyalet modeli ve Kürdistanın kurulmasına Tayyip Erdoğan ses çıkarttırmayacaktır. Evet demek şantaja boyun eğen Erdoğan gibi karekterde olan bir kişinin kendi kaderini kurtarmak için Türkiye Cumhuriyeti devletine son vermeyi bile göze alacağı unutulmamalıdır. Yani Tayyip Erdoğan , siyaseten yok olmamak ve kendisi ve bütün ailesi ve çevresinin hapislerde çürümesini önlemek, hortumladıkları meblağları kaybetmemek için , Lahey’de uluslararası ceza mahkemesinde:ekonomik , Suriye’de , orakta, Libya’da işledikleri savaş ve insanlık suçlarından yargılanmamak için ve dünyanın çeşitli yerlerindeki terörle ilişkili suçlardan yargılanmamak için , ABD ve İsrail’in TC devletine bir son verme projesine evet diyecektir. Bunu zaten Danışmanı üçüm açıkça beyan etmiştir. Herşey açık oynanmaktadır. Evet demek Burdur.
Suriye konusunda, Rusya’da ABD ile nasıl Mümbiç ve Afrinde kolkolaysa , Türkiye’nin bölünmesinde de anlaşabilir. Zaten Güney’den Türkiye’yi beraber sarmışlardır. Hayta ABD ve Rusya Rakip olarak gördükleri İran’ın bölünmesindede anlaşabilirler. Ortadoğu’yu beraber dizayn etmede anlaşabilirler. Bunun verileri bir birlerine gönderdikleri sempatik sinyallerdende görünmektedir. Çünkü en nihayet ABD artık dünyayı tek başına idare edemeyeceğinin bilincindedir. ABD için Ortak neden Rusya olmasın denebilir. Çünkü Çin ikisininde rakibidir . Çin’in ekonomik görece hegemonyasına karşı bu adımı atabilirler . Onun için Rusya kartına Türkiye’deki bazı çevreler çok güvenmemelidir. Büyük devletlerde hata yaparlar. Rusya ve ABD Bunu Suriye’de PKK yı destekleyerek göstermişlerdir. Afrin Membiç ve kuzey Suriye’deki ABD ve Rusya askerleri sadece Suriye için değil , eğittikleri PKK ve diğer versiyonlarla Türkiye’yi ve İran’ı , Suriye hükümetini de kuşatmıştır. Bunu sadece bu örneklede bile görebiliriz. Yani evet demek ve şantaja boyun eğmek Türkiye Cumhuriyetinin sonu olacaktır. Türkiye’ye garantör olarak güvenen , KKTC ninde sonu olabilecektir. Irak ve Suriye Türkmen’lerininde . Çünkü TC devletinin sonu eski garantörlük antlaşmalarınızda geçersiz kılabilecektir,. Yani konu çok yönlü olarak ele alınmalıdır. Hayır ise referandum açıklamasıyla tarihinde ilk defa karpuz gibi ikiye bölünmüş olan Türk milletini tekrar bir araya sıkıntılıda olsa getirebilecektir. Çünkü emperyalistlerin başkanlık sistemi ile Türkiye mezhepsel, etnik ve eyaletsek bölünmelere dur demiş olacaktır.

Tayyip Erdoğanlar, şu anda evet oyu kazanmadığı halde bile paralel bir hükümet kurmuş ve mevcut hükümeti dört parçaya bölmüştür. Mevcut Hükümet esasında yoktur. Tayyip kendi Tayyibistanını şu anda evet oyları kazandı varsayarak ilan etmiş gibi danışman ve kendine yakın bakanlar vasıtasıyla devleti idare ettiğini zannetmektedir . Bir başka konu ise AKP içindeki Fetö kadrolarına dokunmamaktadır. Bu çok dikkat çekicidir. Milletvekilleri ve bakanlardan, belediye başkanlarından , il ve ilçe başkanlarından oluşan büyük bir kadroya hala dokunmamaktadır. Tayyip Erdoğan asla ilkeli bir kişi değildir. Sosyal darwinisttir. İktidarda kalmak için şeytanla bile yatağa gireceğini defalarca kanıtlamıştır. Papaz elbisesi bile giyerim diyen şahsında ta kendisidir. Muhtemelen CİA vasıtası ile Fetö ile tekrar uzlaşma olabileceğini zannettiği açıktır. Çünkü onların kadrolarına ihtiyacı vardır. Şu anda AKP içindende kredisi sorgulanmaktadır. Bunu kendisinde bilmektedir. Artık paranoid bir durumdadır. Herşeyden şüphelenmektedir . Gelen bilgilere göre aynı yatakta ikinci bir gün yatmaması ve yemeklerini bile kontrol ettirmesi, Devleti yönetecek bir halde olan insan görüntüsü ve içeriğinden uzaktır. Tayyip Erdoğan ve ailesi ve şürekası şu anda Türkiye için gerçekten bir yük ve güvenlik sorunudur. Erdoğan’ın tüm yaptığı icraatlarda bunun yansımasıdır. Bu kişilik asla bir saniye bile iktidarda kalmamalıdır. Zaten yüksek epilepsi/sara hastası, diploma sorunu olan bir kişi asla Türkiye’de böyle yerlerde olmamalıdır. Buda muhalefetin ihmal hanesine yazılmalıdır.
Bundan sonra Referandumda Hayır diyerek Türkiye’yi Tayyibistan yapmamak için , Sermayenin Türkiye’yi terk etmemesi, beyin göçünün Türkiye yi terk etmemesi, huzur ve mutluk için, Devlet onurlu bir şekilde tekrar Atatürk ilkeleri çerçevesinde yerine oturtulmalıdır . Eğer bunun tersi olurda Tayyip ve ekibi referandumda evet ile iktidarı ellerinde tutarlar ise, aklımdan geçen ve tasavvur bile edemeyeceğiniz acıları. ailelerinize , gelecek nesillere yaşatmanın tarihi sorumluluğunun vebali evet diyen oyları verenlerin boynunda olacaktır. Ve bunun geri dönüşü yoktur

Geri dönüşü sadece kurtuluş için ve Yüce Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıktırmamak için , milleti birleştiren , milli önderlik yapacak grubun ivedilikle oluşup idaresi ile halk ihtilali olacaktır.

Ben Hollanda Türkleri Konseyi adına Hayır denmesinin Türk Milletinin Varlığının ve egemenliğinin , toprak bütünlüğünün , birlikteliğin, milli bilincin tekrar rayına sokulacağını ve istenmeyen acıların yaşanmamasının tek teminatı olduğunu belirtiyorum . Bunun bölünmeye , mezhepsel ve etnik iç savaşa yol açacak olan sürecin durdurulmasına ve Türk milletinin yok edilmesinin önüne geçileceğine , sıkıntılıda olsa, Tayyip Erdoğan zihniyetinin bir yük ve güvenlik tehdidini olarak al aşşağı edilmesine, demokrasiyi tekrar Atatürk ilkeleri doğrultusunda rayına oturarak , hem itibarlı bir millet ve devlet olarak hem kendi içimizde hem bölgede hemde dünyada yerimizi alacağımıza inanıyorum. Tüm bu nedenler ile ;Devletin ve milletin egemenliği ve iç savaş kışkırtıcılığı ve yok olmaya karşı (ne Erdoğan ne Fetö nede Apo demek için) tam bağımsız demokratik Türkiye için hayır denilmesi çağrısı yapıyorum. Hayırlı Saygılarımla”

Avrupa Türk Gazetesi © ÖZEL HABER

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Avrupa Türk Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Enter Captcha Here : *

Reload Image

istanbul escort