avrupahollandaalmanyabelcikafransafetoakpchpmhpiyip
DOLAR
18,8100
EURO
20,4597
ALTIN
1.169,13
BIST
5.191,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
5°C
İstanbul
5°C
Hafif Yağmurlu
Salı Hafif Yağmurlu
7°C
Çarşamba Çok Bulutlu
9°C
Perşembe Çok Bulutlu
8°C
Cuma Hafif Yağmurlu
6°C

İYİ Partili Ayfer Yılmaz, Özlem Kardeş Sancar’a gündemi değerlendirdi

Eski Hazine Bakanı ve İYİ Parti Toplumsal Politikalar Başkanı Ayfer Yılmaz, Avrupalı Türklerin güçlü sesi AVRUPA TÜRK GAZETESİ yazarı Özlem Kardeş Sancar’a verdiği söyleşide önemli açıklamalarda bulundu.

İYİ Partili Ayfer Yılmaz, Özlem Kardeş Sancar’a gündemi değerlendirdi

Ankara’nın Kasım ayından beklenmeyen sıcak bir öğleden sonrasında Bir yandan zarafeti, nezaketi, bilgi birikimiyle harmanlanmış güzel sohbetiyle bizi kendi kullandığı araçla parti genel merkezine götürürken bir yandan da lila rengi deri ceketi, sarı fönlü saçlarıyla IMF toplantılardan bahsediyordu.

O an içimden geçeni sesli düşündüm ve dedim ki; Sayın Bakanım gençlerimizin ama özellikle de genç kızlarımızın siyasetle ilgilenmesi , ülkesine faydaları birer gelecek sağlayacakları olmaları için önlerine aktristler popstarlar gibi özenecekleri kimlikler sunmak lazım. Ve şuan size bakınca eğitiminizle, donanımınızla, siyasi kariyerinizle birlikte, babaanne, anne, evlat ve bir kadın olma olgusunu yitirmeden dengede yol alan bu örnek kişiliği yakından tanımaları ne hoş olurdu… Siz ne dersiniz dedim, o da pozitif sesiyle “neden olmasın” dedi ve aşağıda birinci bölümünü okuyacağınız 2 bölümlük harika bir röportaj gerçekleştirdik. Biz söyleşimizden çok keyif aldık, sizlerin de okurken aynı keyfi alacağınıza inanıyoruz.

BİR KADIN OLARAK ÇOK UZUN ZAMANDIR SİYASETİN İÇERİSİNDESİNİZ YAŞADIĞINIZ SİZİ EN ÇOK ETKİLEYEN OLAY NEDİR?

Açıkçası siyaset içerisinde beni derinden etkileyen belki siyasete atıldığım nokta nedeniyle Türkiye’nin ilk kadın Hazine Müsteşarı olabilmem ve 18 yılda, 11 kademeyi 4 sınav ile getirdiği deneyimin farklı bir kadın karakteri olarak siyasete hiç hazırlanmamama rağmen bir gün içerisinde siyasetin içerisine girmem dolayısıyla işe başladığının ilk 6 ayı geçtikten sonra TBMM’de “Plan ve Bütçe Komisyonuna” bilgi taşıyan, Tarım Kurumlarına kitlerin desteklemeleri ve planlardan sorumlu şubeden işe başlayan bir uzman yardımcısıyım ve TBMM ile tanışmam işimin 6. ayında oldu bürokrasi tarafından oraya getirilen vekillerin sorularının cevaplarını amirlerimize götürme vasıtasıyla başlayan daha sonra  yükselerek kararların alındığı toplantılarda bulunduğum bir aks içerisindeydim. Genel Müdür olduğumda, iç borçlanma yaptığımızda bir gün öncesinde bir milletvekilinin ekonomi hakkında yorum yapması nedeniyle ertesi gün olan iç borçlanma ve artan faizin doğacak çocuklarımıza ve mevcutlarımıza nasıl yansıdığının üzüntüsünü görerek, ”Siyasetçiler daha sorumlu olamazlar mı?“ çerçevesi içinde siyaset ile birlikte yol yürüyen kanun tekliflerini meclise yazan, hazırlayanların arasında olan bir bürokrattım dolayısıyla Meclisle tanışıklığım aynı zamanda Mecliste yapılan konuşmaların sorumluluk içermesi, kapsayıcı olması düşüncesiyle gitmiş birisiydim. 1995 Yılı seçimlerinde Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Tansu çiller Başbakandı ve basında sizin de kolaylıkla bulabileceğiniz Başbakan ile Müsteşar arasında olan faiz kavgaları köşe yazılarına konu olup bizim karikatürlerimizin çıktığı bir dönemde Tansu Hanım’ın  bana ertesi gün Dünya Bankası Yıllık Toplantısından döndükten sonra tartışmalar devam ederken “ Mecliste seni istiyorum.” demesiyle ben gerçekten kendimi farklı bir boyutta hissettim çünkü bu anlaşmazlıklar ve çelişkiler üzerine kendime “Neden siyaset ?” sorusunu sordum. Sorduğunu  soruya karşılık cevap olarak, neyin beni şaşırmadığını size anlatmak istedim aslında benim ilk şaşkınlığım siyasete katılmamdı ,aldığım siyaset davetiydi. Tansu hanım bana “Kanunları çok iyi biliyorsun, hazırlamayı biliyorsun ve bugüne kadar bana yanlış yaptırmadın.” dedi.

YAŞADIĞINIZ TARTIŞMALARDA BEN ÇOK KÜÇÜK YAŞLARDAYDIM AMA SİYASETLE ÇOK İLGİLİYDİM.TANSU HANIMIN ZAMANINDA MECLİSTE OLMANIZ ŞU ANKİ BÜTÇEMİZ İLE O GÜN Kİ KARARLARI GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNE GETİRDİĞİNİZ ZAMAN FARK NE OLURDU?

Hazine Müsteşarıydım. Sonraki görevin elbette farklı olacağını biliyordum. En üst makama gelmiştim sonrasında Müşavir olabilirdim veya başka bir kurum içerisinde olabilirdim bunlar değişebilirdi ama tavrım değişmezdi bugün de tavrım değişmez. Aynı şekilde bana bir soru sorulduğunda ülkemin çıkarı her zaman önde gelir dolayısıyla beni siyasette en çok şaşırtan olay siyasetin içerisinde yer almamdı. Daha sonra kadının kadına destek olmadığını sadece kadın olduğu için bir kadının onu desteklemesi değil, kadının kendisinin karar alma mekanizmalarında ne kadar önemli olduğunu fark etmemesi ve birbirini desteklememesi beni sarsan gerçekti.

SİYASETTE HEM CİNSLER OLARAK AYAK KAYDIRMALARA MARUZ KALIYORUZ. SİYASETTE SİZ NEREDEYSE TÜM MAKAMLARA GELDİNİZ SAMİMİYETİNİZLE SORUMU CEVAPLAYACAĞINIZA İNANIYORUM SİYASETTE KADINLARIN BİRBİRLERİNE OLAN TUTUMLARINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Ben sırf kadının, kadın olduğu için desteklenmesi görüşünde olanlardan biraz farklılaşıyorum. Kadın gerçekten bir değerdir, kadın network şeklinde düşünen, kapsayıcı, karşılaştığı sorunların çözümlerini kendi kafasında üretebilen, dengeyi kuran, evde uzlaşıyı sağlayan bir nevi çevresinde psikolog ve bunun eziyetini çeken ama sonuç olarak kendi arasında çekişmelere bunları yönetebilen bir cinstir. Bu niteliği ile karar alma mekanizmalarında kullanmak için bile birbirini desteklemesi gerektiği bilincini ben daha henüz dünyada da görmedim. Bütün katıldığım uluslararası toplantılarda da kadının kadına desteği salt olarak konu değil. Kadın gerçekten değerli kadının önündeki engelleri yani eğitimde eşitlik, fırsat eşitliği sağlandığı zaman son derece yapıcı niteliğini ortaya çıkartıyorsunuz. Daha sonra geniş görebilme, etrafıyla görebilme olanağı bulunuyor. Bir örnek vermek gerekirse: Çalışan bir kadının evdeki çocuğunu, yapacağı yemeği, çocuğunun dersini ve işini aynı anda koordine edebilmesi ve bunun üzerine iş ağını oluşturabiliyor olmasıdır ama erkekler koordine edebilmektense daha bir hedefe kilitli. Ülkenin kalkınması için kadını ve erkeği ile bütün niteliklerin ayağa kaldırılmasına ihtiyaç var. Burada da kadının önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Örneğin; “Kadın siyasete girerken aşırı nitelik bekleniyor ama bir erkek aday olduğu zaman aynı nitelik beklenmiyor.”

ÖRNEĞİNİZİ BİRAZ DAHA AÇABİLİR MİSİNİZ?

Bir kadın adayın eğitim durumu ne? Sosyal çevresi nasıl?  Davranışı neyi temsil ediyor? gibi sorularla sorgulanıyor peki bir erkek adayın bugüne kadar Türkiye’de veya başka bir ülkede herhangi bir şekilde bu kadar sorgulandığını gördünüz mü? Kadınlar üzerinde genelleme de çok fazla yapılıyor, bir kadın başarısız oluyor ise tüm kadınlar da başarısız gözüküyor peki eğer Türkiye’de bir başarısızlık varsa arada sadece bir kadın Başbakan varsa bütün başarısızlığın sorumluluğu o kadın mıdır? Ben insanların cinsiyetiyle değil başarısıyla değerlendirilmesinden yanayım. Angela Merkel’i düşünün. İktidara geldiğinde ayrılmayı da bilen, Avrupa’da bir denge unsuru olan bir kadın olabilmesi, ayrılırken de gerçekten bir siyasetçi gibi ayrılabilmesi bir kadının nosyonudur. Ülke çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde koyabilirler değerlendirilmelidir.

YAKLAŞIK 2 BUÇUK YILDIR BURADA ÇOK VAKİT GEÇİREBİLME FIRSATI BULDUM. BURADA DOĞDUM BÜYÜDÜM SONRADAN BAŞKA ÜLKEYE GİTTİM.ÜLKEMİZDE GENÇ KADINLARIMIZIN MESLEK SEÇİMİNDE SAĞLIKLI KARARLAR VEREMEDİKLERİNİ GÖRDÜM. ASIL AMACIMIN GENÇ KADINLARIMIZA ÖRNEK OLSUN, SİYASETİN ASLINDA ÇOK EĞLENCELİ BİR MESLEK OLMASINI, KADIN GİBİ SİYASET YAPMANIN İLLA ERKEK GİBİ OLMAYI GEREKTİRMEDİĞİNİ, BURADAN YOLA ÇIKARAK BİR SİYASETÇİ OLARAK GENÇ KADINLARIMIZA SİYASETÇİ OLMALARI İÇİN BİR ÖRNEK TEŞKİL ETMEK AÇISINDAN BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİSİNİZ. BU RÖPORTAJI ASIL YAPMA AMACIMIZIN İLK SEBEBİ, SİYASETÇİ OLABİLMEK İÇİN GENÇ KADINLARIMIZA NE TAVSİYE EDERDİNİZ?

Öncelikle siyasetçi olabilmek için ülkemizin geleceğini hedeflemek gerekiyor, nasıl bir ülkede yaşamak istiyorsunuz, farklılıkların ne olması gerekiyor gibi sorular sorulmalı. Bu soruları sorabilmek için tabii olarak kendinizi yetiştirmeniz gerekiyor, ne iş yaparsanız yapın en iyisi olmayı hedefleyin, zaten siyaset bunun üzerine şekillenecektir. Toplumun en zayıf halkası değil en kuvvetli halkası olmayı bana bir toplantı vesilesiyle Japonya’da öğrettiler. Bizim ülkemizde veya başka ülkelerde bazı mesleklerin nedensizce hor görüldüğünü gençler tarafından tercih edilmediğini görüyorum … Japonya’da sokakta bir temizlik görevlisinin şarkı söyleyerek bize selam verdiğine ve gayet mutlu olduğunu gördüm. Bizim ülkemizde bu olay yaşansa bir toplumsal algı olarak demek ki mutlu demek ki Yaptığı işin karşılığını fazlasıyla alıyor şeklinde görülür. Ben bu olayı Japonya’da bir genel müdüre sorduğumda “Hayır sadece 3 öğün karnı doyuyor ve bildiği bir şey var burası bir ada ülkesi, burada bir salgın hastalık çıksa en iyi doktorlara sahip olsak da, nüfusumuz dan önemli bir kısmı kay kaybedebiliriz dolayısıyla temizlik olmazsa olmazımızdır, temizlik bizim en güçlü halkımızdır “Cevabını aldım. Öncelik olarak kendinizi tanıyacaksınız, yaptığınız işi seveceksiniz sonrasında ben olarak değil, biz olarak, bizim çıkarımız için bir siyasetçi olacaksınız. Bir yol gösterici olacaksınız, bir vizyon yaratacaksınız ve bir kenar notunuz olacak.” Bugün ülkede ve dünyada neler oldu? “Ve bu soru üzerine çözümlemeler yapacaksınız. Benim başladığım yer politikaların yapıldığı yerdi, ben sonrasında siyasete teklifle girdiğim için farklı bir süreçti. Benim durumumda olan ve siyasete katılan epey Türk siyasetimiz var ancak genç olarak bu işe başlıyorum diyorsanız birazcık kendinizi okuyarak ve toplum gözlemcisi olarak yetiştirmeniz gerekiyor. Bu fikirle yola çıkarsanız kendi içerisinde farkındalığınızı ortaya çıktığını göreceksiniz ve bu farkındalığı kendinizde gördüğünüz zaman ben artık karar alma mekanizmalarında olmalıyım diyerek kendinizi siyasete hazır hissedeceksiniz.

ÇOĞU İNSAN POLİTİKANIN SIKICI, POLİTİKANIN İÇERİSİNDE BULUNURSAM SOSYAL BİR HAYATIM KALMAZ, HERHANGİ BİR YERDE BULUNURSAM İNSANLARIN KOSKOCA POLİTİKACININ BURADA NE İŞİ VAR DEMESİ TARZINDA DÜŞÜNCELERE SAHİP OLACAKLARINI DÜŞÜNÜYOR. GENÇ KADINLARIMIZ SİYASETÇİ OLURSAK BASMA KALIP KONUŞACAĞIZ, BASMA KALIP GİYECEĞİZ, FİKİRLERİNE SAHİPLER. SİZ AYFER YILMAZ OLARAK ONLARA ÖRNEK OLACAK ŞEKİLDE AYFER YILMAZ’IN MÜZİK ZEVKİ FİLM KÜLTÜRÜ KİTAP SEVGİSİ GİTTİĞİ KONSER ONU BİR BAKAN OLMAKTAN ALIKOYAR MI?  (AYFER HANIM BU SIRADA TABİİ Kİ HAYIR ŞEKLİNDE GÜLÜMSÜYOR ) KENDİNİZDEN ÖRNEK VEREREK GENÇ KADINLARIMIZA FİKİR SAHİBİ OLABİLMELERİNDE YARDIMCI OLUR MUSUNUZ ?

Açıkçası siyaset yapıyorsanız toplumdan kopamazsınız, kopmamalısınız. Ayrı bir 100 olarak değil ama temsil ettiğiniz makama yakışır bir şekilde davranışta bulunmalısınız. Siyasetçi olduğunuz diye belirli markaları giyerseniz belli yerlerde bulunursanız kaçınılmaz olarak toplumdan koparsınız. Örneğin: kadınlarımızın da çok sevdiği gibi ben sosyete tarzındaki pazarlara Gitmekten büyük keyif alırım alışverişimi yaparım. Bazı zamanlar beni uzaktan tanıyanlar, soru sormak isteyenler sohbet etmek isteyenler oluyor. Açıkçası ben bu insanlardan birçok şey öğreniyorum, kesinlikle bir deney değil ama birlikte olabilmek çok önemli, aynı şeyi paylaştığımız süreci bir toplumda beraberiz. İnsanların “O da mı buradan alışveriş yapıyor? “Tepkileri açıkçası beni mutlu ediyor ilk olarak Mersin’e Hazine Müsteşarı olarak gittiğimde arkamdan “Allah’a ulaşırsınız, o karıya ulaşamazsınız” Denilmiş … İnsanları olduğunuz gibi ama kurumsal taşıdığımız kimlik ile Gazi Meclisinde olduğunuzu unutmadan davranmalısınız. Bu şekilde olmak kesinlikle yukarıdan bakmak değildir, aynı ortamı paylaşıyorsunuz, farklı değilsiniz ama Siz bir yol gösterensiniz. Bir sanatçının konserine gitmek, o sanatçının şarkılarını dinlemek Bir siyasetçiye yasak değildir. Kendi sanatçılarımızın desteklenmesi açısından da aslında konserine gitmek önemlidir Ayrıca sevdiğiniz bir sanatçının konserinde neden yer almayalım, sanatçı olan siz değilsiniz o, siz siyasetçisiniz. Sizin orada olmanız hem toplumu izlemek açısından, bir problem oluyorsa birebir görmek açısından çok güzel ve çok önemlidir.

Avrupa Türk Gazetesi © ÖZEL HABER | SÖYLEŞİ

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Avrupa Türk Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.