avrupahollandaalmanyabelcikafransafetoakpchpmhpiyip
DOLAR
18,6382
EURO
19,6142
ALTIN
1.064,68
BIST
4.958,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
°C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Türkiye demokratikleşme yolunda kuşkusuz ilerlemektedir

Avrupalı Türklerin sesi AVRUPA TÜRK GAZETESİ’nin yazarı Damla Çiğdem yazdı.

Türkiye demokratikleşme yolunda kuşkusuz ilerlemektedir

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin yaptığı oylama sonucunda Türkiye hakkında alınan karar, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin ulaştığı son noktayı belgeler nitelikte. Bu karara göre Türkiye, kurucu üyelerinden biri olduğu Avrupa Komisyonu tarafından izlemeye alınacak. Söz konusu izleme, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından, komünist partilerin yönetiminde olan Doğu Avrupa ülkelerini, Batı Avrupa’nın demokratik değerlerine hazırlama amacını taşıyordu. Türkiye, komünist yönetim altındaki bir ülke değildi. Sadece Ortadoğu coğrafyasına yakın Müslüman bir ülke olması nedeniyle izlenecek ülkeler listesinde yer almış, daha sonra AK Parti hükümetinin gerçekleştirdiği bir dizi reform sonucunda bu listeden çıkartılmıştı. Bu reformlar içinde en dikkat çekenlerinden biri ise idam cezasının kaldırılmasıydı. Türkiye izlenen ülkeler listesinden 2004 yılında çıkarılmış olmasına rağmen tekrar bu listeye alınan yegane ülke konumunda.

AKPM, Avrupa Birliği’nin bir organı değil; fakat alınan karar AB’nin bir süredir Türkiye’ye yönelik bakış açısını vurgular nitelikte. Avrupa Birliği kuşkusuz bir süredir Türkiye’de yaşanan olayları gerektiği gibi değerlendirecek ve buna göre hakkaniyetli bir sonuç çıkaracak pozisyonda değil. Çünkü Avrupa, ne Türkiye’deki gibi bir PKK belası ile yüz yüze, ne içte yapılanmış bir güruhun darbe girişimine maruz kaldı ne de sınırında hiç dinmeyen savaşlarla muhatap. Bünyesine alacağı ülkeleri kendi normlarına göre ele alan Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin meselelerini doğru değerlendirebilmesi zor görünüyor.

AB’nin tek yanlı bakış açısı, Avrupa’da doruk noktasına ulaşan İslamofobi ve zenofobi nedeniyle artan nefret, elbette Avrupa’nın acil olarak çözüm bulması gereken konuların başında geliyor. Fakat Türkiye, alınan bu kararı mutlaka lehte olacak şekle dönüştürmelidir. Unutulmamalıdır ki, Türkiye’nin yıllar önce yaptığı AB üyelik talebi, demokrasi ve insan haklarının en iyi seviyeye ulaşması için gerçekleştirilmiş bir adımdır. Nitekim Türkiye üyelik başvurusunun yapılmasının hemen ardından gerçekleşen bir dizi reform ile, insan haklarına yönelik önemli adımlar kaydetmiştir. Unutulmamalıdır ki, söz konusu adımlar aslen Türkiye’nin ihtiyacı olan adımlardır.

Avrupa, kadının ön planda tutulduğu, hiçbir şekilde baskı görmediği, bilimin, sanatın, estetik ve kalitenin güçlü şekilde vurgulandığı seçkin bir modeli esas almıştır. Şu anda özellikle Müslüman ülkelerde acil ihtiyaç olan unsurlar bunlardır. Çünkü bazı Müslüman ülkeler uzun bir dönem bağnaz zihniyetin etkisi altında kaldıkları için kadın hakları, sanat, demokrasi, kişisel özgürlükler konusunda çok geri kalmışlardır. Bu durum söz konusu ülkelerde mutlu ve yaratıcı toplumlar oluşmasını büyük ölçüde engellemiştir. Sanat güzelliktir, insanların ruhunu zenginleştirir, neşe, mutluluk verir, karamsarlığı yok eder. Sanattan, estetikten, kaliteden uzak toplumlar genellikle kolayca karamsarlığa kapılır, çabuk sıkılır, sevgiye kapalıdır özetle ruhsal zenginliklerini büyük ölçüde kaybetmişlerdir. İşte bu nedenle AB’nin ön plana çıkardığı sanat, kalite ve estetik mutlaka öncelikli konu olarak ele alınmalıdır.

Demokrasi, yalnızca Avrupa’nın değil, asıl olarak İslam’ın tavsiye ettiği bir modeldir. Dinde zorlamaya izin vermeyen dinimiz, demokrasinin en mükemmel tarifini yapmaktadır. Dolayısıyla asıl demokratik toplumlar, İslam toplumları olmalıdır. Türkiye demokratikleşme yolunda kuşkusuz ilerlemektedir. Bunu Avrupa’dan da üstün bir demokrasi geliştirerek tam anlamıyla gerçekleştirebilir.

Damla Çiğdem – Avrupa Türk Gazetesi yazarı
Avrupa Türk Gazetesi © GAZETEMİZİN YAZARI

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Avrupa Türk Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.