avrupahollandaalmanyabelcikafransafetoakpchpmhpiyip
DOLAR
18,5035
EURO
18,2194
ALTIN
987,70
BIST
3.146,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Cuma Açık
26°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C

Mutluluk

Avrupalı Türklerin sesi AVRUPA TÜRK GAZETESİ yazarı Hatice Kalinda Sezer yazdı.

Mutluluk
Mutluluk nedir ?
Seni mutlu eden şey(ler) nedir ?
Mutlu olmak içsel bir tatmin hali mi, yoksa dış etkenlere bağlı bir eylem mi ?
Peki , kişi gerçekten mutlu olduğunu nasıl anlar ?
Şimdi , bu soruları kendinle baş başa kalabileceğin bir yere götür ve sor bakalım kendine . Kendini sessizce dinle vücudunun verdiği tepkileri fark et, bir süre  dışarıdan  bir gözlemleyici konuma geç . İçinden ,  ta derinden gelen o kısık ve cılız sese  yönel ; pür dikkat onu dinlemeyi seç. Seninle soruların üzerine sohbet edecektir gerçekten de dinlemeyi ve doğru soruları sormayı bilirsen. ” Soru sorudur ,  doğru soru da neymiş , ahh şu çok bilmiş insanlar yok mu ? ” diyebilirsin . Bil ki bu konuşan egondur . Evin  şımarık çocuğu gibi ilginin hep üzerinde olmasını ister egon . Dikkatini senin üzerinden kendine çekmektir amacı .
Neyse lafı uzatmadan konumuza dönelim biz .
Mutlulukta kalmıştık , hatırlarsan . Önce bununla  ilgili kısa bir hikaye anlatmak istiyorum sana .
 Hayatı boyunca hiç mutlu olmadığını fark  eden bir adam , artık mutlu olmak istiyorum , demiş ve düşmüş yollara mutluluğu aramak için . Ne yaptıysa nereye gittiyse mutluluğu bulamıyormuş bir türlü . Bir gün uzak diyarlarda bir bilgenin yaşadığını ve ona gitmesini söylemişler bu adama . Bu bilge aklı, bilgisi ve zenginliği ile ün salmış biriymiş. Derdi olan herkese yardım eder , onları  boş göndermezmiş . Uzun bir yolculuktan sonra bahsedilen  bilgeyi bulmuş fakat bilgenin  kapısının önünde o kadar çok bekleyen kişi varmış ki   sorusunun cevabını burada bulacağına inandığı için o da  beklemeye karar vermiş. Sonunda sıra ona gelmiş ve bilgeye ” Nasıl mutlu olurum ? ”  diye sormuş. Bilge ise adama içinde yağ olan bir kaşık verip   yağı dökmeden ağzında taşıyarak sarayın etrafında dolaşmasını söylemiş. Adam bilgenin yanına gelmiş , bilge  ” Aferin , yağı dökmemişsin ; peki , sarayımın güzelliklerini anlat bakalım bana . ” demiş. Adam yağı dökmemek  için uğraşmaktan etrafına hiç bakamamış bile  tabii bilgenin sorusuna  cevap verememiş.  Bu kez , bilge ” Yağı dökmeden tekrar dolaş fakat bu defa sarayımın güzelliklerine de  dikkat et . ” demiş ve göndermiş adamı .  Ağzında kaşığı ile her yeri gezmiş adam ve  tekrar bilgeye gitmiş , bilge  yine aynı soruyu sormuş.
 Hayran kaldığı güzellikleri anlatan adamın   sözünü kesmiş  bilge ve yağın nerede olduğunu sormuş. Adam , sarayı hayran hayran gezerken yağ aklından uçup gittiği için utanç içinde  bilgeye yağın  döküldüğünü söylemiş . Bilge de ona :  Mutluluk , hayatın bütün güzelliklerini yaşamak, tadını çıkarmak ve sorumluklarına tıpkı kaşıktaki yağ gibi sahip çıkmaktır , demiş.
Mutluluğun , kendin dışında herhangi bir olaya , kişiye veya  duruma bağlı olduğu gibi bir yanılgıya düşersen yaşadığın o haz , sadece o anlıktır. Eğer mutlu olmak, kendini rahat, iyi ve güvende hissetmek için bir başkasına ayrılan zamana , paraya , kuvvete , kariyere , ilgiye ve sevgiye ihtiyaç duyan biriysen bütün bunlar sona erdiğinde ne olacağını düşünmen gerekmez mi ?
İşin iyi yanı ise  sana mutluluk verdiğine inandığın tüm kaynakların kuruduğunda mutluluk arayışı içinde yollara düşmendir . Belki de yolculuğunun başlangıç noktası burası olacaktır .
Bu yolculukta artık ,  mutluluğun ne  olmadığını biliyorsundur. Şimdi uyanmışsındır . Farkında ve uyanıksındır . Farkındalık , bir “var olma” durumudur. Farkındalık durumuyla çıktığın bu yolda başka herhangi bir var oluşu seçebilirsin. Mutlu olmayı, sevgi olmayı, şefkat olmayı, anlayışlı olmayı, aşk olmayı , sabırlı olmayı, affedici olmayı, merhametli olmayı seçebilirsin. Bunları yapmaya çalışma yalnızca ol. Mutluluk yaratmayı seçme, sadece mutlu olmayı seç. Ne olduğun , ne yaptığını doğurur. Sen , bir şeye anlam verene dek o şeyin hiçbir anlamı yoktur. Bunu asla unutmamız gerekir.
Mutlu olmak , zihinde olan bir şey değildir ; bir konu hakkında düşünmek , senin onunla bir olmana engel olur. Bunu yaparken onun üzerinde düşünme, sadece  deneyiminle bir ol. Mutlu olma ,  mutluluğun ta kendisi ol. Eğer zihnin olma haline takılıp kaldıysa mücadele etme ve  onu izle , unutma ki  düşüncelerinle savaşamazsın. Ne zaman zihninle barış imzaladın ,  yargılamamayı ve hayal kırıklığına uğramamayı öğrenirsin. Kendine ” Hani mutluluk , nerede mutluluk ,  ona ne zaman ulaşacağım . ” gibi şeyler söyleyerek eziyet etme . Sürekli olarak ulaşamadığından yakınarak ya da sızlanarak mutluluğa ulaşamazsın. Bu yalnızca bir düşünce . Bırak , geçip gitmesine izin ver .
Ne ” ol “duğuna karar ver çünkü bu bir yaratma yöntemidir. Kim veya ne olduğuna karar verdiğinde sıfırdan başlamış olursun. Bu ,  hayattaki en büyük farkındalık , şimdiye kadar  olduğunu sandığın kişi oldun. Şu andan itibaren ne olmaya karar verirsen “o” olursun.
Hemen , şimdi , şu anda karar ver ; mutlu olmayı mı yoksa mutluluğun kendisi olmaya mı , aşık olmayı mı aşkın kendisi olmaya mı karar veriyorsun…
“Ey gönül ! Ne tuhaf değil mi ? Bir ömür , şah damarından daha yakın bir sevgiliyi aramakla geçiyor.”
                                                                                                       Mevlana

Hatice Kalinda Sezer – Avrupa Türk Gazetesi yazarı
Avrupa Türk Gazetesi © GAZETEMİZİN YAZARI

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Avrupa Türk Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.