Reklam
Avrupa Türk Gazetesi

Sefa Yürükel: Ebedi Milli Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Ülkücülerine, Devrimcilerine ve Halkçılarına Çağrımızdır

Hollanda Türkleri Konseyi Başkanı Sefa Yürükel ‘Ebedi Milli Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Ülkücülerine, Devrimcilerine ve Halkçılarına Çağrımızdır’ başlığıyla bir basın açıklaması yayınladı.

İşte o açıklama:

“Yüce Türk Milletinin Onurlu Evlatları,
16. Nisan 2017 tarihinde yapılan referandum sonuçları itibarı ile, YSK ya yapılan itirazlar dikkate alınmamış ve YSK bu tavrı ile Anayasal bir kurum değilde, , şeriatçı yeşil gömlekli faşistlerin/Nazilerin reisi Tayyibin havarisi rolünde olduğunu, makul ve geçerli itirazlara karşı alel acelei aldığı red kararı ile bir kez daha onaylamıştır.
Bizzat Anayasal bir kurum olan, seçimin güvenliğinden, sonuçlarından ve adilliğinden sorumlu olan Yüksek Seçim Kurulu (YSK), bütün geçerli belgelere, binlerce itirazlara rağmen, bütün dünyanın gözü önünde, alel acele aldığı bu kararla, kendisinin Anayasal bir Kurum olmadığına karar vermiştir. Bu karar ile, YSK, Türkiyeyi çiftliği sanan, şeriatçı yeşil gömlekli reisin bir aparatı olduğunu ve aynı zamanda esasında bir siyasi partiden çok bir anonim şirket olan AKP nin bir yan kolu olarak hareket ettiğini bir kez daha göstermiştir.
Tüm referendum sürecinde ve sonuçlarının açıklanmasında ve itirazın red edilme şekillerinde, başta YSK Başkanı Sadi Güven (eşi İ.Melih Gökçekin baş danışmanıdır) daha seçimlerin sonuçları bile belli olmadan evet oylarının kazandığını açıklaması bile ne kadar tarafgir olduğunuda gözler önüne sermiştir. Bu anlamda doğrudan doğruya Anayasal suç işlemiştir. Yeşil gömleklilerinin reisinin suç ortağı olmuştur. Bu anlamda başta YSK başkanı Sadi Güven olmak üzere, YSK nın tüm karar alıcı üyeleri, Referandumun amacı Tayyibin danismani Ucumun dedigi gibi, 17. Turk Devletini yikiyoruz halk kendi devletini kuracak safsatasida göz önünde tutulursa, vatana ihanetten yargılanmalıdırlar. En ağır cezalara çarptırılmalıdırlar. Çünkü aldıkları bu alçakça kararlar ile; ahlaksızlığa, kanunsuzluğa, hile yapılmasına, yalan bilgi verilmesine, seçimin etkilenmesine, sürecin aksamasına ve sonucun kanunsuzca tescillenmesine imza atmışlardır.
YSK aldığıbu kararla, siyaseten Tayyibistanın kurulmasına, T.C. Devleti ve Türk Milletinin varlığının sonlandırılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini ve Başkanlık sistemi adı altındaki Tayyibistanın kurulmasını onursuzca ve kendince onamıştır. Bu anlamda bakıldığı zaman hem Türk Anayasasına hemde Uluslararası normlara göre YSK tamamen meşruiyetini yitirmiştir. YSK nın aldığı bu kanunsuz kararı red ediyoruz ve bizce bu karar geçersizdir. Yok hükmündedir. YSK aldığı bu kararla esasında Anayasal bir kurum olmaktan çıkmış ve kendisinide milletin gözünde fesh etmiştir.
Ancak, bazı şahsiyetlerin dediği gibi, bugün bu kararı hukuki olarak tanımamak, Anayasa Mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürmek yetmez. Bu hukukun üstünlüğüne inancın ve uluslararası normların gereği olarak yapılmalıdır tabiki. Ama bu süreç herkesinde bildiği gibi ipe un sermeye benzeyecektir. Bu süreç çok uzun ve belirsiz bir süreçtir. Anayasa Mahkemeside, YSK da olduğu gibi mevcut üyeleri itibarı ile Yeşil gömleklilerin Tayyibistanının kurulmasına karşı çıkmayacağı ve YSK gibi karar alacağı çok açıktır. Bugün Türkiyedeki tüm hukuk sistemi Tayyibistanın yeşil gömleklileri nin istediği gibi karar almaktadır. Ortada Hukuk devleti varmış gibi hareket etmek halkı yanıltmak, işi sürümcemeye bırakmaya yardım etmek, şeriatçı faşist/Nazi yeşil gömleklilerin Tayyibistanın kurumlarının adım adım dahada şımarık bir şekilde yerleşmesine ve muhalefetin ığdış edilmesine zaman tanımaktır.
Kurallar gereği İç hukuk tüketildikten sonra baş vurulacak olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemeside, bildiğimiz gibi sadece ceza verebilir ve öneriler getirebilir vs. Ama Türkiyedeki rejim değişikliği konusunda karar alamaz. Bu tür aslı astarı olmayan oyalamalarla uğraşmak, halkı ahmak yerine koymaktır. Kimse kusura bakmasın ama, emperyalizmin içten içe istediği (siz resmi açıklamalara bakmayın) Tayyibistana ve onun yeşil gömlekli şeriatçılarina ister bilerek ister bilmeyerek yardım etmektir. Zamanı boşa harcamaktır.. Atı alan işte o zaman üsküdarı gerçekten geçebilir Bununda vebali büyüktür.
Bizce bu yol pirensipte denenmelidir ama sonuç itibarı ile kesinlikle çıkmaz yoldur.Bel baglanmamalidir. Güya meşruiyetten ayrılmayalım, TBMM işletelim (sanki ortada meclis iradesi varmış gibi) safsatası adı altında bizce bahaneler üretmek esasında kaçak güreşmektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milleti bu şekilde savunulamaz ve ayakta kalamaz.

İşte bu yüzden biz diyoruzki; Ey Büyük Mustafa Kemal Atatürkün Ülkücü, Devrimci ve Halkçı Neferleri,
Bundan sonra yapılması gereken ve atılması gereken demokratik adımlar bizce şunlar olmalıdır:
1) Derhak, referandumda evet oyuna karşı çıkan tüm siyasi partiler, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları, 23. Nişanı 2017 tarihini milad alarak, Anayasadan aldığı güçle , TC Devletini, Anayasasını ve Türk Milletini yıktırmayacaklarını,kanunsuz referandum sonucunu tanımadıklarını bildiren ve iptalini hedefleyen, milletin demokratik direnme hakkını kullanması için, ortak bir ;Milli Birleşik Cephe ve milli liderlik oluşturmalıdır ve bunu kamuoyuna zaman geçirmeden deklare etmelidir.Geçmiş takıntılardan kurtulunulmalıdır. Konu şu anda milli ve gayri milli saflar arasındadır. Konu Vatan ve Milletin varlık yokluk meselesidir.
2) Bu milli önderlik, Atatürkün koyduğu, milli ilkeler çerçevesinde, tüm milletimizi etnik, inanç, ve siyasi fikir ayrımı yapmadan (terror örgütleri hariç) çok kısa bir kaç maddeden oluşacak bir çağrı ile tüm Türkiyede alanlara çağırmalı ve alanlardan istenilen milli sonuç alınana kadar ayrılınmamalıdır.
3) Referandum sonuçlarındaki kanunsuz uygulamalardan dolayı, Tayyib Erdoğanın, YSK yönetiminin ve Hükümetin İstifası istenmelidir. İstifa ettirilene kadar demokratik direniş hakkı sonuna kadar kullanılmalı ve tüm Türkiyede alanlardan ayrılınılmamalıdr. Bu süreçte kanunsuzluğa bulaşmış kim varsa belgeleri ile birlikte yargı önüne çıkarılmasıda bnaslıca hedefler arasında olmalıdır..
4) Özellikle Atatürkün Ülkücüleri, MHP; il. ilçe, belde binaları, Ülkü Ocakları binalarına sahip çiikmali ve binalardan ayrılmamalıdır. Tayyibin havarisi olan, Bahçeli, sözde borsaya düşmüş bahçelinin milletvekilleri ve Olcay Kılavuz kılıklı havarilere karşı protestolar düzenlenerek, binaların önünde nöbet tutularak ve çadır açarak bunların MHP den ve Ülkü Ocaklarından istifası sağlanana kadar, binaların önünden ayrılınmamalı ve ülkücüler bu demokratik haklarını sonuna kadar kullanmalıdırlar.
Bugün vatanın ve milletin birlk ve bütünlüğü için , bugünkü MHP yönetimin al assağı edilmesi ,demokratik direnişle mutlaka sağlanmalıdır. Bugün MHP nin yönetim kadrolarındada hala var olan yurtsever ülkücü kadrolar, vatanı için canını seve seve verecek olan MHP ve Ülkü Ocakları tabanı ile birleşmeli, şimdiki yönetim tamamen tecrit edilmelidir. Çünkü, Atatürkü Milli önder kabul eden MHP ve Ülkücülere bugün her zamankinden çok daha fazla htiyaç olduğu unutulmamalıdır. MHP ve Ülkücüler, önerilen bu milli birleşik cephede mutlaka en merkezi yerinde yer almalıdırlar. Referandum sürecinde millette çok büyük karşılık bulan Sayın Meral Akşener başta olmak üzere, Sinan Oğan, Ümit Özdağ, Koray Aydın, Sadi Somuncuoğlu, Atila Kaya, ve tüm eski Ülkü Ocakları Başkanları ve MHP yöneticileri, başta CHP olmak üzere Tayyibistanı istemiyen, Anayasamıza, Üniter yapımıza, Bayrağımıza, Toprağımıza sahip çıkan, Atatürkü milli lider olarak kabul eden tüm irili ufakli tum siyasi ve sivil toplum orgutlerinden kesimlerle iş birliği yapmalı ve bu milli oluşumda CHP ile birlikte katalizatör rolü oynamalıdır.
5) CHP yönetimi kendisini gözden geçirmeli, milli davranmayan ve bölücülerden uzak duran bir tavır sergilemelidir, Oluşturulması gereken ortak milli önderlik ve Milli Birleşik Cephedenin merkezinde yerini almalıdır. Demokratik direnişe MHP ve Ülkü Ocaklı yurtseverler başta olmak üzere, tüm diğer siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket etmeli ve MHP Muhalefeti ve Ülkücülerle, TGB gibi genclik orgutleriyle ve tüm irili ufakli siyasi parti ve sivil toplum orgutlerinden kesimlerle iş birliği yapmalı birlikte Milli direnişe önderlik etmelidir. Seriatci yesil reis Tayyip , Bahçeli ve havarilerinden hukuk ve millet önünde hesap sormalıdır.
6) Milletin bu demokratik direnişine, asker ve polis ve mülki amirler kesinlikle kanunsuz bir işlem yapmamalıdır. Milletin ve vatanın bütünlügü yanında yer almalıdır.
7) Resmi organlardakiler: Tayyibin Silahlı Kuvvetleri değil, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olmalidir. Tayyibin Polis Teşkilatı değil, Türk Poli Teşkilatı ve Tayyibin İstihbarat Teşkilatı değil Milli İstihbarat yani Türk İstihbarat Teşkilatı olmalıdır.
Kimse şunu unutmasın, bu dünya ne kırallar, ne zalimler, ne nemrudlar, ne firavunlar gördü. Zalimlere çömezlik yapanları önce zalim liderleri sattı yada çömezleri zalim şeflerini sattı. Hiç bir şeye benzemez vatana ve milletine ihanet edenin korkusu, Bunu unutmayın. Kimse kanunsuzluk yapıp hesap vermiyeceğini sanmasın. Milletine ve vatanına karşı hainlik yapmayı aklından geçirenler yarın mahkemede hesap günü geldiginde en yanındaki en güvendiği nin kendisini satacağını bilerek hareket etsin.
Tüm TSK, MİT, Türk Polis Teşkilatı ve Mülki Amirler ve diger bürokratlara önerimiz kesinlikle Tayyibistanın kurulmasında rol almasınlar, milletin demokratik direnişine gaz ve mermi sıkmasınlar. Bu pisliklere bulaşmayıp kendisinin; oğlu, kızı, kardeşi, annesi, babası, eniştesi, yengesi, teyzesi, amcası dayısının yani milletin yanında yer alsınlar.
Yukarda belirttiğimiz gibi, Vatan ve Millet bizim en kutsallarımızdandır. Buna halel getirmemek için ve Tayyibin yeşil gömleklilerinin kışkırtmasıyla ve Başkanlık sistemi projesinin (Süper NATO elemanı Bahçeli sadece mikrofonluk yapmıştır burada) esas sahibi olan emperyalistlerin kurcalaması ve desteği ile oluşabilecek bir iç savaş olasılığının ortadan kaldırılması için, Milli Demokratik Direniş çerçevesinde ve zalimlerden ve kanun düşmanlarından hukuk önünde hesap sormak için, Mevzubahis Vatansa Gerisi Teferruattır diyen Büyük Atatürkün izinde, herkesi Milli Birleşik Cephede buluşmaya ve derhal Yüce Türk Milletine Milli önderlik yaparak Vatanı ve Milleti kurtarmaya ve tam bağımsız demokratik Türkiyeyi yeniden kurmaya davet ediyoruz.
Kimse yabancı ülkelerin raporlarıyla, yaptırımlarıyla, icazetleri ile memleketin kurtulucağına aldanmasın ve inanmasın. Çünkü bugün Tayyibi Yeşil Gömlekli reis yapanlar, işte bu raporlar, yaptırımlar ve icazete inananlardı ve icazeti verenlerdi. Uşaklığın küçüğü büyüğü yoktur. Türk asla bu sefilliğe ve onursuzluğa düşmemelidir ve medet beklememelidir. Atatürkün dediği gibi ; “ben bu millete her şeyi öğrettim ama uşak olmayı öğretmedim”sözünde özümsenen milli karekterimize layık olalım…..
Vatan ve Millet ancak Atatürkte ve Atatürkün İfade ettiği Türklükte Birleşilerek Kurtulur.
Atalarımızın dediği gibi kendi göbeğimizi kendimiz keselim.
Saygılarımızla”

Sefa Yürükel
Hollanda Türkleri Konseyi Başkanı
Etmograf ve Sosyal Antropolog
sefamyurukel65@gmail.com
Tel.0031 634371012.

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Avrupa Türk Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Enter Captcha Here : *

Reload Image

istanbul escort