Reklam
Avrupa Türk Gazetesi

Hollanda Türk kadın kanaat-önderiyle İslam, Diaspora ve gelecek üzerine

AVRUPA TÜRK GAZETESİ olarak aslen eğitimci olan Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu (HTGF) Kadın Kolları Başkanı Özlem Kardeş Sancar’la, Hollanda Türk kadın kanaat-önderi konumunda bir anne olarak İslam, Diaspora, kadın teşkilatı ve gelecek üzerine söyleşi gerçekleştirdik.

AVRUPA TÜRK GAZETESİ olarak sorularımızı cevaplayan Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu (HTGF) Kadın Kolları’nın eğitimci Başkanı Özlem Kardeş Sancar, toplumdaki İslam’i arayışın evvelden beri gündemlerinde olduğunu anlattı.

Federasyon Kadın Kolları Başkanı Sancar ayrıca Türk Diasporası kavramı hakkında açıklamalarda bulunarak, bunun bir bilinç meselesi olduğunu ve Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyon (HTGF) olarak bu bilinç temelinde hareket ettiklerini ifade ederek projelerinden bahsetti.

Söyleşimize biten yılın değerlendirmesi ve yeni yıl için güzel dilekleriyle başlayan Federasyon Kadın Kolları Başkanı Sancar bu nedenle ilk önce şunları söyledi.

– YENİ YILA GİRERKEN NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Yeni yılın tüm dünya’ya barış, hoşgörü, ve huzur getirmesini diliyorum. Biraz klasik bir cümle oldu fakat ne yazık ki, şu günlerde en çok ihtiyacımız olan şeyler! Tabi başta sağlık olmak üzere  mutlulukta diliyoruz .Geride bıraktığımız sene ne yazık ki  kötü hatıralar ve acılarla doluydu. Ortadoğu ülkeleri Suriye,Irak  basta olmak üzere; Güneydoğu, İçanadolu, Fransa.,. kafamızı ne yana çevirsek kan, ölüm ve gözyaşı görür olduk…

oks htgf kk1

Büyük Önder Atatürk’ün zekası ve haklı öngörüsü bir kez daha kanıtlandı ki; Ortadoğu düşeni içine çekip yutan bir bataklık! O yüzden bir kez daha .. Barış! Yurtta ve dünyada barış! Umarım bu bataklığın içine çekilmediğimiz ,onlara rol model olarak kaldığımız, her şeyin daha güzel olacağı yarınlara açılan bir pencere olur hepimiz için bu yıl.

– BÖYLE BİR MANZARAYI OLUŞTURMAK KOLAY OLMASA GEREK?
Aslına bakarsanız; hem çok kolay, hem de çok zor…  Kolay çünkü; sevgi, karşılıklı hoşgörü, tahammül ve saygı özelliklede özgürlüklere ama her türlüsüne! Saygı duymak; bizi daha yaşanası bir dünya’nın sahipleri yapacaktır…
Zor çünkü ülkeler arası petrole hakimiyet tutkusuyla yapılan güç savaşları buna müsaade etmiyor! Başını din olgusunun çektiği ve devamında sosyo-kültürel-etnik farklılıkların öne çıkarıldığı bu ayrışma politikalarının uygulanması zamanla insanlara da sirayet ediyor.

Söz gelimi son zamanların moda konusu; İslamiyet ve Müslümanlar! Sürekli ve sistematik bir şekilde yapılan önyargılı eleştirilere baktığımızda dünyadaki tüm terörist eylemlerin kaynağının İslamiyet olduğu vurgulanıyor! Kutsal kitabımıza dünya’ya karanlığı getiren kitap deniyor! Hatta işi daha da abartıp Avrupa’dan kovulmamıza kadar vardıranlar oluyor! Peki gerçek bu mu? Elbette hayır! Buna en güzel örnek geçtiğimiz haftalarda Hollanda’da yaşandı. Hollandalı iki araştırmacı, ellerinde kapağını Kuran resmiyle değiştirdikleri İncil ile sokaklarda insanlara; şiddet içerikli kadını 2.sınıf gösteren pasajlar okudular… Anlatılanların Kuran’da yazdığını düşündükleri için verip veriştirdiler… Aman Allah’ım ne barbarlığımız kaldı ne caniliğimiz nede ilkelliğimiz… Ve video  ne yazık ki nasıl bir önyargılarının kurbanı olduklarını anlamlarıyla birlikte mahcubiyet içinde bitiyordu… Ne acıdır ki çoğu insan inandığı dini bilmiyor , okumuyor, araştırmıyor! Oysaki mesele eğer biz Müslümanları yaftalamakta kullandıkları şiddet ise bütün kitaplarda geçiyor. Şimdi İncil’den ve Tevrat’tan birkaç ayetle örnekleyelim bunu.

Mesela İsa’nın yeryüzüne ikinci gelişi çok şiddet dolu olacaktır. Vahiy 19:11-21, yargılayan ve – “adaletle” savaşan (ayet 11) fetheden komutan Mesih’le yapılan nihai savaşı tanımlar. Bu savaş çok kanlı (ayet 13) ve korkunç olacaktır. Mesih’e karşı gelenlerin cesetlerini kuşlar yiyecektir (17-18 ayetler). Mesih tamamen fethettiği ve “yanan kükürtle dolu ateş gölü”ne atacağı (ayet 20) düşmanlarına hiç merhamet göstermeyecektir. 
– “Et yiyin, ve kan için, yiğitlerin etini yiyecekseniz ve dünya beylerinin kanını, koçların, kuzuların, ve ergeçlerin, boğaların kanını içeceksiniz. Hepsi Başarnın semiz hayvanlarıdır. Sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz.”
(Hezekiel, bab 39, ayet 18-20, s 828)
– “Sizi kılıcın kısmeti edeceğim ve hepiniz boğazlanmak için eğileceksiniz.” (İşaya, bab 65, ayet 12, s 722) “.” (İşaya, bab 34, ayet 3, s 697)
– “Onları kasaplık koyunlar gibi ayır, ve öldürme günü için onları hazırla.” (Yeremya, bab 12, ayet 3, s 736) (Yeremya, bab 16, ayet 4, s 739)”Ele geçen her adamın gödesi delik deşik edilecek ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da gözleri önünde yere çalınacak, evleri çapul edilecek ve karıları kirletilecek.” (İşaya, bab 13, ayet 15, s 683)… gibi liste uzar ….

oks htgf kk2

Demek ki kişileri hatta daha önemlisi toplumları yargılamadan önce iki kere düşünmek gerekli.
“GEÇREK İSLAM’I ANLAMAK ZORUNDAYIZ, KURAN’IN DUVARDA ASILI KALMASININ HİÇ BİR YARARI YOK…”
– PEKİ BUNDA BİZİM HİÇ PAYIMIZ YOK MU? BUNU NASIL AŞACAĞIZ?
Yok demeyi çok isterdim ama maalesef… İkra yani ‘Oku’ diye başlayan kitabi hiç okumamak anlamamak… ne büyük çelişki!  Yüzde 60’I yani yarısından fazlasında infak (dayanışma –paylaşma) vurgulanır ancak gel gör ki, bırakın uygulamayı; bireysel ibadetinin dışında kılını bile kıpırdatmayan dünya malına bel bağlayıp hiç ölmeyekmiş gibi yaşayan binler var! Çözüm ise anlamak idrak etmek; inandığımı dini okumaktan geçiyor! Kendi dilimizde anlayarak! Evet Arapça’da okunsun hatta mümkünse Arapça öğrenilip mealler yapılsın ama okunsun! Duvarda asılı olmasının bize hiçbir getirisi yok nihayetinde.  Sadece Kuran’ı değil diğer kutsal kitapları’da okumak bilgilenmek gerek! Bilgi en büyük silahtır! En azından savunmaya argüman sahibi olmak için bile okunmalı yoksa önyargıları yıkıp gerçekleri göstermeyi nasıl başarırız.
Bakın benim çok beğendiğim bir söz vardır, sizde bilirsiniz “Başka bir dünya mümkün eğer biz istersek’’ Değişim insanlarla baslar, bireylerden toplumlara; toplumlardan ülkelere ve dahasın da tüm dünya’ya yayılır…

oks htgf kk3

– PEKİ DAHA ETKİLİ BİR TÜRK TOPLUMU VE GÜÇLÜ BİR SİVİL TOPLUM İÇİN NEDİR GEREKLİ OLAN?
Birliktelik! Tüm insanlık için… burada bizim sorumluluğumuz tüm Türk milleti için fakat şu an yurtdışında yaşadığımızdan dolayı, sürecimiz buradaki insanımızla başlıyor. Doğru bilgilenme ve en önemlisi de yaşadığımız ülkelerde kendimizi doğru tanıtma, mümkünse yönetiminde katılımcı yahut söz sahibi olmak! Avrupa’da sayıca kalabalık olduğumuz doğru; ama kültürel değişim, ilgili ülkelerin asimilasyon çabaları ve ne yazık ki kaybedilen değerler düşünüldüğünde seçim sonuçlarıyla iç politikalarda etkili olamıyoruz. Bunu aşmanın tek yolu var Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu olarak sürekli vurguladığımız;

Evrensel gayelerden kopmadan, kökümüzü aldığımız topraklarla bağlarımızı koparmadan oluşturacağımız bir  ‘Diaspora Bilinci’! İleriye odaklı, üreten, çalışan, düşünen, en önemlisi büyük hayal edenler olabilirsek; yarınlarda, pek çok ülkede bayrağımızın daha şanlı dalgalandığını, dünyaya örnek bir ülkeye, birlik ve beraberliğe sahip olduğumuzu görebiliriz.

– BİLMEYENLER İÇİN DİASPORA KAVRAMINI BİRAZ AÇARMISINIZ?
“YAHUDİLER ÖRNEK BİR MODEL OLUŞTURMAKTADIRLAR”
En sade haliyle söylemek gerekirse; yurtlarından kopmuş insanlar topluluğu olarak adlandırabiliriz. Buna en önemli örnek günümüzde ‘Yahudi Diasporası’dır. Bunun dışında Amerika’da Ermeni, Rum, İtalyan, İrlandalı ve Latin diasporaları yavaş yavaş oluşmaktadır.

“TÜRKLERİN BİRLİKTE HAK MÜCADELESİ İÇİNDE DİASPORA BİLİNCİNİ GELİŞTİRMELERİ NE KADAR ÖNEMLİDİR, YOKSA ANLATILDIĞI KADAR ÖNEMLİ DEĞİL MİDİR? ABARTILIYOR MU?”
Pek tabii! Bu noktada en güzel örnek yine Yahudi Diasporası’dır. Amerikan iç politikası üzerinde nüfusun sadece %2’sini oluşturmalarına rağmen kurdukları hakimiyet bugün her milletin kendi diasporasını oluşturma çabasına sebep olmuştur. Diaspora’nın gücü; ekonomik faaliyetlerdeki etkinliği, yasama, yürütme, yargı erklerindeki sayısal temsili ve dahası başta medya olmak üzere insanlar üzerinde etkili, yönlendirici sektörlerdeki ağırlığından kaynaklanır.

“GÜÇLÜ BİR DİASPORA TÜRK KİMLİĞİ ETRAFINDA BİRLEŞMEKLE BAŞLAR”
Eğer bu bahsettiğim boşlukları iyi doldurursanız o ülkenin önce iç politikasında, seçeceğiniz ya da seçtireceğiniz kişilerle de dış politikasında yönlendirici olabilirsiniz. İsrail’in ABD tarafından kayıtsız, şartsız desteklenmesi, eleştirilememesi dahi bu diaspora gücünden kaynaklanmaktadır. Bu gücü oluşturmakta hiçbir siyasi kaygı taşımadan sadece Türk kimliği çatısı altında birleşmekten geçer… Tüm sivil toplum kuruluşlarının ve kanaat-öderlerinin; egolarından sıyrılarak sadece birlik bilincinin esas alınarak harekete geçmesi halinde başarılı olunabilir.

oks htgf kk4

“GÜÇLÜ BİR TÜRK TOPLUMU İÇİN KADINLARA ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR!”
Yine bu minmalde de en büyük sorumluluk biz kadınlara ve annelere düşüyor. Bu bağlamda çalışmalarımızı destekleyecek, ayrımcılık yapmayacak erkek yöneticilerin önemi daha da artıyor! Çünkü eğitim taa anne karnında başlıyor ve aile içinde devam ediyor.

FEDERASYON KADIN KOLLARI BAŞKANI SANCAR, BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERE VURGU YAPTI
Evde aile içinde bilinçli yetişmiş herkimse, toplumda kendine saygın bir yer edinmek ve birliği sağlamak için ilk  büyük adımı atmış olacaktır. Bu birliğin temel taşlarını oluşturacak; ahlaki bilinci yüksek diline ve dinine hakim eğitimli olup  ikisini de en doğru şekilde kullanabilen bireyler olmaktan geçiyor. Güçlü toplumların milli birliğini dışarıda da sürdürebilmesinin yolu bu. Bu sebepten de kadınlarımız daha bilinçli eğitimli aktif olmalılar.

– ÖRNEK VEREBİLİR MİSİNİZ?
Kadınlar bir araya gelip çalışmalar, bilgilendirmeler eğitim faaliyetlerini içeren etkinlikler yapabilir dayanışma halinde olabilir.

Örneği benimde üyesi olmaktan çok keyif aldığımı bir kadın grubu var ismi ‘Uçan Gelinler’ … Gökçen hanım isimli mimar bir arkadaşımızın kurduğu geneli meslek sahibi olan kadınlardan oluşuyor. İçinde mantı yapmaktan, kitap kulübüne, politik sohbetlerden mutfak dolabı seçimine, çocuk yetiştirmeye, yemekler düzenlemeye kadar geniş bir yelpazesi var… Katılımcı ve aktifler topluma uyum sağlamışlar bu tarz oluşumları çoğalta bilirsek ne alaa. Nasıl yaparım demesin kimse…  Çünkü; eğer kadın isterse tarihin akışını bile değiştiriyor (gülümseyerek).

oks htgf kk5

– FEDERASYON KADIN KOLLARINI BİLİYORUZ, KADIN KOLLARINDA ZAMANLA YENİ KADROLAR YETİŞTİ; GELENEK NASIL SÜRÜYOR?
Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Kadın Kolları Başkanı olmaktan onur duyduğum Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu (HTGF) bildiğiniz gibi etkili bir sivil kitle kuruluşudur. Zaman içinde, hiçbir çıkar gözetmeksizin “Türk milleti” ve “evrensel barış” diyerek fedakarlığını ispatlamış bedel ödemiş, hak mücadelesinin içinden gelen arkadaşlarımızla doludur. Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu (HTGF) önce ahlak ve önce insan diyen hakları gasp edilip baskı altına alınan mazlumların limandır, yekpare umududur. Bunu şerefli mücadele geçmişiyle ispatlamış bir teşkilatız. Federasyonun kadroları. Bizim kadınlarımız çok aktiftir. Kuruluştan bugüne kadar 5 Kadın Kolları Başkanı ve yönetimi değiştirmiş bir Federasyonuz. Burada en önemli handikap her başkanın kendi ekibiyle devam etmiş olmasıdır. Ev hanımlarıyla başlayan Kadın Kolları yeni bir içeriğe evrildi ve sadece ‘Kadının Statüsü’yle ilgilenmekten daha fazlası artık elimizde. Bunu buluşmalarımızda ortaya koyuyoruz. Şüphesiz teşkilatımızın önceliği yine ‘Kadının Statüsü’dür. Son 3 yılda yeni bir anlayışla yeniden yapılandık, yönetimimizi tamamladık. Profiller; ev hanımlarından, öğrenim görmüş, çalışmakta olan arkadaşlarımıza kadar değişmektedir. Toplum yararı adına olumlu bir düşünceye sahip olan herkese kapımız açıktır. Bizim kadınlarımızı yaşamın her alanında görebilirsiniz. Canlı bir bünye var.

oks htgf kk6

– PROJELERİNİZİ BİLİYORUZ, ANCAK YAKIN ZAMANDA TÜM BU ANLATTIKLARINIZ ADINA GERÇEKLEŞTİRMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ YENİ PROJELER NEDİR?
Federasyonumuzun çatısı altında, Kadın Kolları teşkilatımızın sorumluluğunda; sadece kadınlarımıza değil tüm gençlerimize faydalı olacak, yön gösterecek Türkçe dil eğitimi, ve hızlı okuma teknikleri, Türkçe Kuran dersleri, tarih dersi gibi bir kısmı yürürlükte olan, bir kimsi da ara dönem nedeniyle kesilip tekrar startı verilen projelerimiz var. Şimdilik sürpriz olarak beklettiğimiz birçok projeyi yakında hayata geçireceğiz inşallah.

– HOLLANDA TÜRK TOPLUMUNUN KADINLARINA BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUZ
Kadınların sorunlarıyla bu kadar meşgul olduğu bir dönemde Gazetemize vakit ayırıp, Hollanda Türk Kadınlarının temsilcisi olarak sorularımıza açı yüreklilikle cevaplar verdiği için Federasyon Kadın Kolları Başkanı Özlem Kardeş Sancar’a teşekkür ederiz.

AVRUPA TÜRK GAZETESİ olarak tüm zorluklara rağmen etkili bir kadın teşkilatına sahip olan, Hollanda Türk toplumunu hakkıyla temsil eden ve Türk kadınının statüsünü yükseltmeye yönelik; Türklerin güçlü yüzünü Avrupa’da gösteren Hollanda Türk Gençlik Kuruluşları Federasyonu (HTGF) ve Federasyon nazarında Kadın Kolları yöneticilerine ve teşkilat mensuplarına başarılar diliyoruz.

Avrupa Türk Gazetesi © SÖYLEŞİ | ÖZEL HABER

ozlem kardes sancar la soylesi

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Avrupa Türk Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Enter Captcha Here : *

Reload Image

istanbul escort