Reklam
Avrupa Türk Gazetesi

Hollanda medyası: Zaman Vandaag ve SonHaber.eu organize dolandırıcı

Hollanda’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Het Parool ilginç bir araştırmaya imza atarak medyacılık adı altında Hollanda devletinden para koparan FETÖ’nün propaganda organı Zaman Vandaag ve Sonhaber.eu adlı kimi sözde haber sitelerinin nasıl yolsuzluk yaptıklarını deşifre etti. Sivil toplum kuruşları ise yolsuzluk yapanlara tepkili. İşte Het Parool’un deşifre ettiği rakamlarla kimi medya organlarındaki yolsuzluk furyası.

Ömer Aşıran’ın imtiyaz sahibi olduğu Sonhaber.eu’nun Hollanda’da kışkırtıcı yayın yaptığı tespitini ortaya koyan Het Parool, Aşıran’ın Eğitim Kültür ve Bilim Bakanlığı’na (Ministerie van OCW) bağlı teşvik fonundan yıllar içinde 115.000 Euro para aldığını deşifre etti.

‘İFLAS’ GÖRÜNDÜĞÜ İÇİN DEVLET PARAYI GERİ ALAMIYOR
Teşvik fonundan yapılan açıklamaya göre, nitelikli dolandırıcılık sonucu Sonhaber.eu’nun iflas ettiği görüntüsü vererek, gazetecilik yerine başka işlerle uğraştığını ve gazeteciliği başarıyla yapmadığı için battı göründüğünü söyledi. Fon, şirketler iflas edilmiş gösterilip batık göründüğü için, basın faaliyetleri için verilen paranın geri alınamadığını Het Parool’a belirtiyor.

YOLSUZLUĞU TÜRK MEDYASI DA YAZDI
Olay Türkiye’de de gündem oldu. Vatan gazetesi ise konuyu “Hollanda’daki Türk haber siteleri yolsuzluk batağında” başlığıyla gündeme taşıdı. Vatan, “Het Parool, Ömer Aşıran’ın imtiyaz sahibi olduğu Sonhaber.eu ve Mehmet Cerit’in imtiyaz sahibi olduğu Zaman Hollanda adlı FETÖ’nün propaganda medyasının yaptığı yolsuzlukları belgeledi” ifadelerini kullandı.

ÖMER AŞIRAN’A GELEN PARA DUDAK UÇUKLATTI
En büyük borçlular arasında en kışkırtıcı yayınları yaptığı yazılan Sonhaber adlı site gösteriliyor. Resmi verilere göre, Ömer Aşıran’ın imtiyaz sahibi olduğu Sonhaber 2009 yılından itibaren 115.000 Euro para alıyor.

Eğitim Kültür ve Bilim Bakanlığı’nın teşvik fonundan astronomik düzeyde paranın verilmiş olmasına rağmen, Sonhaber beceriksiz ve kötü yönetim sonucu büyük borçlar oluşturdu, gelir yetersizliği ve borçlar ödenemiyor görününce ise sonunda iflasını verdi. Ancak bir süre sonra tekrar devam etmiş olması ise yolsuzluk yapıldığına işaret olarak Het Parool’da yer alıyor. Het Parool, Sonhaber’i iflas gösterten Ömer Aşıran’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasına saklanmasını da satırlarına taşıyarak, yolsuzluk sonucu kesilen para nedeniyle ortada kalan Sonhaber’in Türkiye’den yeni kaynaklardan para bulmak için kendisine Erdoğan yanlısı tabanın sözcüsü gibi göstermeye çalıştığını iddia etti.

YOLSUZLUK VE USULSÜZLÜK YAPANLAR YÜZÜNDEN TÜM HOLLANDA TÜRK MEDYASI HEDEFTE
Yolsuzluklardan ötürü Bakanlık fonu tüm Türkçe medyası üzerinden sıkı yönetim uygulayacak ve fondan daha az verileceği açıklandı.

NİF’İN YAYIN ORGANI DOĞUŞ
Stichting Anadolu Vakfı ise Türkçe gazete olarak Doğuş’u yayınlıyor. 218.000 Euro verilen yayına, 28 Ocak 2013’te 156.000 Euro verildiği açıklandı. Doğuş’la ilgilenen Hollanda İslam Federasyonu (NİF) olup, Het Parool Milli Görüş’ü temsil eden Hollanda İslam Federasyonu başkanı Mehmet Erdoğan’ın konuşmak istemediğini yazdı.

FETÖ PROPAGANDA YAYINLARINA HOLLANDA DEVLETİNDEN PARA YAĞDI
Medya görüntüsü adı altında büyük kargaşa ve provokasyonlara imza atan, ‘terör örgütü yöneticiliği’nden aranan kaçak FETÖ’cü Mehmet Cerit’in imtiyaz sahibi olduğu FETÖ propaganda organı Zaman Vandaag ve Zaman Hollanda’yı yayınlayan Zaman’a ise 2007’de 160.000 Euro verildi. gazetecilik kisvesi adı altında şantaj, montaj, uydurma haberler ve iftiralarla örgütün menfaatlerini sağladığı belirtilen FETÖ medyasının Zaman Vandaag adı altında tek Hollandaca yayın yapan olması dikkat çekti.

EKİN DERGİSİ
2005 ve 2010’da Ayhan Sucu’nun başında olduğu ve attığı iğrenç iftiralarıyla bilinen Vedat Gültekin’in yürüttüğü Ekin dergisi’ne ise toplam 184.000 Euro verildi. ‘Kiralık kalem’ olarak adlandırılan FETÖ’yü aklayan radikal sol görünümlü ve ‘Taraf gazetesi ayarındaki’ lömpen Vedat Gültekin, 2013 yılındaki FETÖ’cü 17/25 darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve AK Parti’ye yaptığı ölçüsüz iftiralar ve hırsızlık ithamlarıyla gündeme gelmişti. 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması ve Dergi’nin batmasıyla birlikte Gültekin sessizliğe gömüldü.

Het Parool’un araştırmasına göre yolsuzluğa bulaşan Hollanda’daki Türk medyasının grafiği

FON MÜDÜRÜ AÇIKLADI: BUNDAN SONRA YOK!
Fon müdürü René van Zanten, Het Parool’a yaptığı açıklamada verilen paraların amaca gitmediğini itiraf ediyor. Zanten’a göre göçmen kökenlilerin daha fazla okuması hedeflenmiş, onun için gevşek davrandıklarını ifade ediyor. Zaten, aşırı istismar ve yolsuzluktan ötürü 2010 yılında para dağıtımını durdurduklarını, Sonhaber ve Zaman gibi yayınların bilim ve gerçeklikten uzak, kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı anlayışlarından ilk başta haberi olmadığını bunu sonradan fark ettiğini söylüyor.

Eğitim Kültür ve Bilim Bakanlığı’na bağlı teşvik fonu müdürü René van Zanten

Yavuz Nufel’in yazar olarak öne çıktığı Sonhaber’in Hollanda’yla alakasız, etnik ve toplumsal grupları düşmanca hedef gösteren kışkırtıcı yayınlarından ötürü hakkında tartışma olduğunu ifade eden Fon müdürü René van Zanten, Het Parool’a yaptığı açıklamada Sonhaber’in olur olmaz yerde iftiralarla insanları hedef gösterdiğini belirtti.

Sonhaber patronu Ömer Aşıran ve yazarı Yavuz Nufel

FON MÜDÜRÜ’NÜN ELEŞTİRDİĞİ AŞIRAN DAHA ÖNCE ‘MEDYACILIĞI/GAZETECİLİĞİ YETERSİZ’ DİYE SORUŞTURMA GEÇİRMİŞ
Het Parool, Sonhaber imtiyaz sahibi Ömer Aşıran’ın açıklamalarına geniş yer verdi.

Araştırması sonucu, Sonhaber’in bağlı olduğu ve batırılan SONT Vakfı’nın (Stichting Omroep Nederlandse Turken) başkanının Ömer Aşıran (Omer Asiran) olduğunu belirten Het Parool, Aşıran’ın AK Parti’nin sözde aktif üyesi olduğunu iddia ederek, AK Parti’yle ilgisi olmayan yolsuzluklar üzerinden Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırdı. Aşıran’ın ise devlet fonlarından para koparmak için kendisine AK Partili görüntüsü verdiği iddia edildi.

DÜZENBAZLIK İÇİNDE DÜZENBAZLIK!
Yolsuzluk iddiaları üzerine bakanlığın görevlendirdiği bağımsız bir araştırma bürosunun yaptığı araştırma sonucunda Sonhaber’in gazetecilikten uzak ve başarısız iş yaptığının tespit edildiğini yazan Het Parool bunu Ömer Aşıran’a sordu.

Ömer Aşıran ise Het Parool’a yaptığı açıklamada; “Daha fazla sübvansiyon (karşılıksız para) gelmediği için iflas ettim. Yoksa sağlıklı bir işletmem olurdu. Sonhaber’in işini başarılı yapıp yapmadığı ile ilgili bir araştırma bürosunun araştırma yaptığı doğru. Medyacılık, gazetecilik yapmadığımız raporda yazıyor. Araştırma raporuna hala katılmıyorum.” diyerek, siteyi yayınlayan ve Aşıran’ın başkanı olduğu SONT Vakfı’nın artık siteyle ilgisinin olmadığını iddia etti. Aşıran ayrıca Erdoğan taraftarı olduğunu iddia etti.

Hollanda Türkleri Konseyi Başkanı sosyal-antropolog Sefa Yürükel, Het Parool’un bazı Türk medya organları hakkında ortaya koyduğu yolsuzluk skandalı hakkında gündem yaratan açıklamalarda bulundu.

HOLLANDA’DAKİ TÜRK SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ‘DANDİK MEDYA’ HAKKINDA TEPKİLİ
Het Parool’un deşifrelerinde adı yolsuzlukla anılan Sonhaber ve Zaman’ın sıklıkla, milli çıkışlar ve toplum yararına faaliyetler yaptığı bilinen sivil toplum kuruluşlarını hedef aldığı biliniyor. Bunun üzerine Hollanda Türkleri Konseyi yöneticilerinden bir kısımının ‘dandik medya’ şeklinde bir tarif ortaya koymaları üzerine alınan Sonhaber yazarı Yavuz Nufel, Hollanda Türkleri Konseyi’ni ve Başkanı Sefa Yürükel‘i aşağılayan iftiraları kaleme aldığı belirtilmişti.

Sonhaber’in yazarı Yavuz Nufel’in iftiralarına muhatap olan Hollanda’nın etkili sivil toplum kuruluşlarından Hollanda Türkleri Konseyi’nin akademisyen başkanı Sefa Yürükel, Het Parool’un deşifre ettiği bazı Türk medya organlarının içinde bulunduğu yolsuzluk sarmalı hakkında açıklamalarda bulundu. Yolsuzluk yaptıkları ortaya çıkan medya hakkında Yürükel şu görüşleri paylaştı; “Tüccar kişileri öne çıkartma ve cami açılışlarından haberler vermekten ileri gidemeyen, topluma yönelik doyurucu bilgiler vermekten uzak bir tarz izlediler. Tabiatıyla bu paraları hak etmediler. Burada ‘Türk medyasıyım’ diyerek sübvansiyon peşinde olan kimi kişilere bakarken bunlara acıyorum. Resim çektirme yarışında hareket edip, fikir ve felsefesi olmayan ‘anlaşmalı magazin’ tarzına itibar edilmemelidir. İftira, asparagas, uyduruk bilgilerle kamuoyu oluşturmak ve kamuoyunu uyutmak ahlaki bir anlayış değildir. Onları kendi iftiralarıyla baş başa bırakıyoruz. Bu tip iftiracılara cevap verme ihtiyacı bile his etmedik, bugün gerçek ortaya çıktı. Kendilerini bu şekilde lüzumsuzlaştırıyorlar.

BU KAFAYLA GAZETECİLİK YAPTIĞINI İDDİA EDEN BOZUK KİŞİLİK YAPISI YOLSUZLUĞU DA YAPAR
Çeşitli ülkelerde akademik çalışmaları bulunan sosyal-antropolog Sefa Yürükel medya’da tarafsızlık vurgusu yaptı, şunları ekledi, “Çeşitli dillerde yerel basını takip eden birisi olarak şunu söylüyorum, bunlar kesinlikle sınıfta kaldılar. Yemek ve kahvaltı varsa ancak çağrıldığı yere gelen, bunun yerine haberin olduğu yere gelmeyen insan, gazeteci olamaz. Bu kafayla gazetecilik yaptığını iddia eden bozuk kişilik yapısı yolsuzluğu da yapar. Yaptıkları sözde yayınların 500 bine yakın Hollanda Türküne ve Hollanda toplumunun geneline hiç bir faydası yoktur. Sadece reklam alarak günü kurtarmaya yönelik çalışmaya gazetecilik denmez. Medyanın tarafsız olması lazımdır. Tarafsızlığa gölge düşürüyorlar. Söz konusu sözde yayınlar, ‘parayı veren düdüğü çalar’ hesabıyla Atatürk’ü ve milli değerlerimizi bile yansıtmaktan imtina etmektedirler.”

HOLLANDA DEVLETİ NEREDE(?); YOLSUZLUK YAPANA HAK ETTİĞİ CEZA VERİLSİN
Yürükel tavsiyelerde bulunarak şöyle konuştu;Sanıyorlardı ki bunlar Hollanda devleti hiç ilgilenmiyor ve Türkçe bilmiyor. Ama şunu unutmasınlar ki, Hollanda’da yetkililer Türkiye’de çıkan gazeteleri bile tercüme ediyor. Ben yetkililere şunu öneriyorum yolsuzluğa bulaşanların, hiç acımadan üzerine gitsinler ve bunlara hak ettikleri ceza verilsin. Hollanda devletini dolandırmak demek aynı zamanda vergisini veren emekçi Hollanda Türklerini dolandırmak demektir. Nitelikli dolandırıcı, ‘tarif edilemeyen alçak’ olarak tanımlanabilir.

Hollanda devleti bu tip medya görünümlü yapılanmaları daha sık denetlemeli. Bununla kalmamalı, bunlara reklam verenleri de kesinlikle denetlemelidir. Yaptıkları evrensel gazetecilik etiğine tamamen aykırıdır. Biz Hollanda Türklerini temsil eden sivil toplum kuruluşları olarak; özgür, özgün, tarafsız ve içerikli medyacılık istiyoruz. Şu anda bunların yaptığı gazetecilikle meslek yerlerde sürünüyor. Hollanda devleti nitelikli dolandırıcıların sözde medyası yerine, toplumu ayrıştırmayan, reklamlarla yönlendirilmeyen, başka dillere de eğilen, çalışmalarını toplumsal yarara göre yapan medyaya destek vermelidir. Hollanda yetkilileri kararlarını iyi verilmelidir, çünkü sağlıklı bir tartışma ortamı ancak sağlıklı bilgi ile mümkündür, çünkü medya toplumun iletişim aracıdır.” dedi.

Avrupa Türk Gazetesi © SÖYLEŞİ | ÖZEL HABER

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Avrupa Türk Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Nesim celik dedi ki:

    Milli gòrüs feto hollandada herzamn itifakti.bu gazeteleride onlar koruyup kolayip dagitip okudular okutular.

BİR YORUM YAZ