Reklam
Avrupa Türk Gazetesi

Batı’nın yeni nesil Haçlı ordusu; FETÖ+PKK

Haçlı orduları Bizans’ı geçtikten sonra ulaştıkları Antakya, Suriye ve Filistin’i, sadece zırhlı şövalyeleri, karınca sürüsü gibi kalabalık oluşları, kullandıkları ateşli mancınıklar sayesinde teslim almadılar. Antakya kalesini canını dişine takarak savunan Türk komutan Yağsıyan, sonunda bir hainin sur kapılarından birini açması üzerine kenti bırakmak zorunda kaldı. Ancak kentin düşmesinin bir önemli nedeni daha vardı. Suriye’de başına buyruk hareket eden beyliklerin duyarsızlıkları, yardım göndermeyişleri, bölünmüşlükleri ve korkularından aralarından bazılarının Haçlı ile ittifak yapmasıydı. Misal Trablusşam kadısı Celalülmülk ile Mısır’daki Fatimi hâkimiyetinin başındaki Vali El Efdal Haçlı ordusu komutanı Saint-Gilles ile anlaşma yolunu tercih etmişlerdi…

SUÇÜSTÜ YAKALANDILAR
Son yıllarda yaşadıklarımıza baktığımızda ülkemizin Batı’nın yeni sürüm ya da yeni nesil diyebileceğimiz bir Haçlı ordusu ile işgal edilmek istendiğini fark ediyoruz.
FETÖ ile PKK çekinmeden iş birliği yaparak Batı’dan aldıkları talimatları harfiyen uyguluyorlar. Türkiye’nin bölgede bir bağımsız küresel aktör olmak üzere attığı her adımın önü terörle ve katledilen insanlarla kesilmek istenmekte. Batı, göstermelik bile olsa “PKK terörünü kınıyoruz” diyememekte. FETÖ darbe girişimi yaptığında “Ya ne oldu, hani Erdoğan devrilecekti” şaşkınlığını iki gün boyunca atamayıp tepki veremediler.
Bu yeni nesil Haçlı ordusunun Türkiye’de tarihteki örneklerini verdiğimiz gibi işbirlikçileri var. Onları biliyoruz. Ama bir de korkaklar var. Örneğin “Uzlaşalım gitsin, teslim olalım, başkanlıktan vazgeçilsin” diyenler.
Onları 44 canımızın şehit edildiği kanlı saldırı gecesinde gördük. Trolleriyle, açık isimleriyle katlettikleri polise nefret kustular.

GÜLEN’İN HAÇLI ORDUSU SEVGİSİ
FETÖ’nün Pensilvanya’da ABD’nin ve CIA’in koruması altındaki elebaşı yeni nesil Haçlı ordusuna olan muhabbetini geçen yıl 20 Ağustos tarihindeki zırvalamasında itiraf ediyor zaten. Bu öyle bir itiraf ki içinde bulunduğu pislik ve lağımla yıkanan bir adamın portresini çiziyor bize:
“Haçlı ordusunun ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Çünkü sizinle onlar arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler. İlişmemiş Haçlılar.”

MAARA YAMYAMLARI
Önceki gün sosyal medyada yayınlanan ve bakarken üzüntüden kahrolduğum bir görüntüde Myanmar’lı asker, Arakanlı bir çocuğa elektrik veriyor.
Şimdi sizi dünya çapındaki araştırmacı ve romancı; Türkiye’de de çok tanınan Amin Maalouf’un son olarak 1998’de yayınlanan “Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri” adlı araştırma eserinin “Maara yamyamları” başlıklı bölümünün satırları arasında gezdirmek istiyorum:
“Maara Antakya’ya yürüyerek üç gün uzaklıktaki sakin bir şehirdir. Haçlılar aylar süren direnişin ardından Antakya’yı ele geçirdiklerinde taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmamıştı ve birkaç gün sonra da Maara kasabasının sınırlarına gelmişti. Barışçı bir kasaba olup bağları, zeytinlikleri ve incirleri gelir kaynaklarıyla sade bir hayat süren Maaralılar hiç de savaşa hazırlıklı değillerdi ama yine de direndiler kasabalarını vermemek için. Zırhları ve teçhizatlarıyla Frenkler kasabaya girdiklerinde görülmemiş bir katliam yaptılar. Bu tam bir kıyımdı.
Ama daha da ötesi vardı. Frenk Kronikçi Raoul de şöyle itiraf ediyordu bunu;
‘Maara’da bizimkiler yetişkinleri kazanlarda kaynatıyorlar, çocukları şişe geçiriyorlar ve kızartarak yiyorlardı.’
Bölgenin yerel şairleri tarafından sözel geleneklerle yayılan bu gaddarlıkların anısı zihinlerde silinmesi zor bir Frenk imgesi oluşturmuştu…”
Kitabında Haçlıların on binlerce Müslüman kadına tecavüz ettiğini ve katlettiğini de yazan Amin Maalouf bu bölümde ekliyor:
Türkler, Batılıların yamyamlığını asla unutmayacaklardır. Frenkler hep insan yiyen kişiler olarak tasvir edilecektir. Maara istilasına bizzat katılmış olan Frenk Kronikçi Albert d’Aix’nin bir cümlesi ise bu dehşeti emsalsiz bir şekilde gösteriyordu:
“Bizimkiler yalnızca öldürülmüş Türk ve Müslümanları değil, köpekleri de yemekten iğrenmiyorlardı.”
İşte Fetullah Gülen’in öve öve göklere çıkardığı Haçlılar böyle.
İstanbul’un orta yerinde FETÖ-PKK iş birliğiyle gerçekleştirilen yeni sürüm Haçlı katliamının arkasında artık Batı olduğunu çok iyi biliyoruz.
Yeni bir durumla karşı karşıyayız.
Göstermelik diplomatik ilişkinin miadı doldu.
Bunu bilelim ve hazırlıklı olalım.
Kenetlenerek ve içimizdeki hainleri acımadan temizleyerek.

Fuat Uğur – Türkiye

YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Avrupa Türk Gazetesi'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Enter Captcha Here : *

Reload Image

istanbul escort