Reklam
Avrupa Türk Gazetesi

AB’nin ilerleme raporu ve Avrupa parlamentosu’ndan beklentilerimiz

Avrupalı Türklerin sesi AVRUPA TÜRK GAZETESİ yazarı Prof. Faruk Şen yazdı.

Türkiye’de AB’ye gönül verenlerin, “AB’ye hayır” diyeceği bir pozisyonuna doğru gidiliyor. Ankara kriterlerini Türkiye’ye “hayır” diyen Fransa, Hollanda, Avusturya ve Almanya gibi ülkerlerin önüne sürmekte yarar var.

Türkiye’deki Avrupa Birliği (AB) uzmanları Avrupa’nın bize dayattığı kriterlerin en kısa zamanda yerine getirilmesini istiyorlar. AB’li yetkililerin tüm çabası; örneğin, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasından, Kıbrıs için verilecek tavizlere kadar birçok dayatmanın neredeyse Kophenag kriterlerinin bir parçası olduğunu hepimize inandırmaktır. AB’nin Brüksel’deki uzmanları ve Türkiye’deki uzantıları Türkiye-AB ilişkilerini takip etmekte güçlük çekiyorlar. 2013 yılında Türkiye- Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı‘nın (TAVAK) yaptığı araştırmada Türk halkının AB’ye bakışı yüzde 18’lere kadar düştü. AB’ye gönül verenlerde artık AB’den koparak “olmayacak duaya amin dememe” pozisyonuna girdiklerini görmüyorlar. Artık yavaş yavaş Ankara kriterlerini ortaya çıkartıp, Türkiye’ye “hayır” demek isteyen Fransa, Hollanda, Avusturya ve Almanya gibi ülkelerin önüne sürmekte yarar var.

İslamafobi ve Türkofobi’ye Karşı Eylemler

505 milyonluk AB ülkelerinde 21 milyon Müslüman yaşıyor. İslamafobi her geçen gün artarken, 5,4 milyon insanın yaşadığı AB de Türkofobi de gelişiyor. Bu açıdan AB, Brüksel de İslamafobi ve Türkofobiye karşı savaş açmalı ve 2014 yılını İslamafobiye karşı eylem yılı yapmalıdır. İslam dinine yönelik ön yargıların büyük ölçüde geliştiği ırkçı (rasist) akımların büyük boyutlara geldiği AB’de İslamofobi ve ırkçılığa (rasismize) karşı yeni paketler açılmalı ve müslümaların (islam dininin) AB tarafından tanınması sağlanmalıdır.

AGSK’da Söz Hakkı

90lı yıllarda Balkan krizi çerçevesinde oluşturulan 60 bin kişilik NATO kuvvetlerindeki vurucu ve acil müdahale ekibine Türkiye 6 bin asker veriyor. Fakat AB ülkesi olmadığı için karar mekanizmasında yer alamıyor. Vurucu gücün yüzde 10 unu oluşturan Türkite, AGSK’nın karar gücünde de yer almalıdır.

Gümrük Birliği Tazminatı

1996 yılında başlayan Gümrük Birliği’nden 2013 yılına kadar. AB Türkiye ye 230 milyar avroluk daha fazla, mal satışı yaptı. Türkiye 1996- 2001 yılları için öngörülen ve Yunan vetosu ile verilmeyen Gümrük Birliğini güçlendirme paraları Türkiye ‘ye ödenmesini istemelidir. Bu meblağ 6 milyar avro civarındadır. Bunun dışında zeytinyağından alınan 1,5 avroluk fonun kaldırılması, ayrıca etli ve sütlü mamüllerin Türkiye’den AB’ye direkt girişi sağlanmalıdır.

Yeni Bölümlerin Açılması

Son 3 yıldır AB ile görüşmelerde çok az bölüm açıldı. 2015 yılında 5 bölümün açılması artık sağlanmalıdır.

Güney Kıbrıs’a Yaptırım

AB ülkeleri Güney Kıbrıs ve Türkiye ye karşı getirdiği AB ye yönelik vetolarının paketleri kaldırılması için yaptırım uygulamalı ve Güney Kıbrıs a uygulanacak yardımların şarta bağlanmasını istemelidir. KKTC’ye AB fonları direkt verilmelidir.

Serbest Dolaşım Hakkı

Türkiye, 1986 yılında uygulanmaya konulması gereken serbest dolaşım hakkını hala ulaşamadı. Gümrük Birliği’ne “Evet” diyen Türkiye‘ye serbest dolaşım hakkı da sağlanmalıdır. Bu konuda kademeli bir dönem başlamalıdır. Bu konuda Ankara ciddi bir şekilde bastırmalıdır.

Yardımların Verilmesi

AB, 1981’den 2008’e kadar Yunanistan’a 108 milyar avroluk hibe kredi yardımında bulunmuştur. Aynı AB 1986- 2010 yılları arasında İspanya’ya da 70 milyar avronun üzerinde katkıda bulunmuştur. AB Türkiye’de de bölgeler arası dengesizliğin giderilmesi ve Türkiye’deki belirli etnik sorunların çözülümüne yönelik para harcamasında yarar vardır. Bu açıdan 2014 yılı bütçesine AB Güneydoğu Anadolu’ya yönelik yılda en azından 3 milyar avrodan 21 milyarlık bir para ayırması gerekmektedir.

AB’yi Sevdirme Fonu

Türkiye de AB ye karşı tepki her geçen gün artmakta ve AB üyeliğine sıcak bakılmamaktadır. AB Tüm üye ülkelerde ve üye olacak ülkelerde AB ye bakışı olumluya çevirmek için fonlar ayırmaktadır ve bu fonların Türkiye’ ye ayrılması gerekmektedir.

Zirvelere Katılım

AB’nin genel toplantılarda Türkiye ciddi bir şekilde rol almalıdır. Uzun zamanlı dönem toplantılarına, Türkiye’yi davet etmemektedir. Bunun değişmesi istenmektedir.

Batı Trakyalı Türkler

Lozan Antlaşması’na göre, azınlık statüsünde olan Batı Trakyalı Türkler kendilerine hizmet verecek olan Türk kökenli müftüleri seçme hakkına sahip değillerdir. Ayrıca, müftüler Yunanistan’a ve Suudi Arabistan’dan getirilen Arap müslümanları arasından atanmaktadır. Yunanistan’ın Türk terimini kabul etmesi, İskece ve Gümülcine müftülerinin bu bölgelerden yaşayan Türkler tarafından seçilmesi şarttır. Selanik’te Türk din adamlarını yetiştirecek ve Türkiye’deki bir üniversite ile işbirliği yapacak bir din akademisinin veya ilahiyat fakültesinin de açılması gerekmektedir. Aksi taktirde Heybeliada Ruhban okulunun açılması beklenmemelidir.

KKTC’ye Sorumlulukların Yerine Getirilmesi

Kıbrıs’ta Kuzey Kıbrıs’a yönelik AB tarafından Kıbrıs referandumundan evvel verilen sözler yerine getirilmeli, ulaşımda kolaylık tanınarak Avrupa’dan direkt uçakların Ercan Havaalanı’na inmesi sağlanmalı, limanlara direkt gemilerin yanaşmasının dışında ilk üç yıl için öngörülen 2004-2009 yılları arasında ön görülen yaklaşık 600 milyon avroluk fon KKTC ye verilmemiştir. Bunun ölçümesi gereklidir.

Göçmenlere Kolaylık

AB’nin birçok ülkesinin cezaevlerinden tamamiyle izolayona tabi tutulan Türk kökenli göçmenlerin konumları ile ilgilenecek bir komisyon kurmalı ve bu komisyon üyelerinin yüzde 50’si de Türklerden oluşmalı ve bunların vereceği raporlara göre ülkelerde cezaevleri koşullarının değiştirilmesi sağlanmalıdır. AB sınırları içinde yaşayan ve sayıları 5 milyon 400 bini bulan Türklere yönelik her türlü ayırımcılığın (diskriminasyonların) önüne geçilmeli ve ayrımcılık-karşıtı (antidiskriminasyon) kanunlarının tam olarak uygulanması sağlanmalıdır.

KPK’nin İşlevi

Avrupa Parlamentosu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında oluşturulan Karma Parlamento Komisyonu’nun (KPK) toplantılarında Avrupa’daki Türklerin sorunları her toplantıda gündeme alınmalı ve bunlara karşı uygulanan baskılarin hafifletilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. AB bu 14 kriteri yerine getirirken Türkiye ile yakınlaşmayı sağlayabilir.

Güneydoğu Anadolu’ya Fon Ayrılması

2014-2020 yılları arasında öngörülen 7 yıllık, 979 milyar avroluk AB bütçesine Kürt sorunun çözülmesine yönelik yardım çerçevesinde AB’nin Sosyal ve Bölgesel Struktur Fonları’ndan Güneydoğu Anadolu bölgesine fon ayrılmasını istemelidir. Ayrıca Suriyeli göçmenler için AB Türkiye’ye ciddi bir fon ayırmalıdır.

 

Prof. Faruk Şen
Avrupa Türk Gazetesi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Enter Captcha Here : *

Reload Image

istanbul escort